menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sürecin pause tuşuna kim bastı?

113 0
25.04.2026

Kimsenin şans tanımadığı çözüm süreci nehirleri aştı ama kuru derelerde takılmış görünüyor.

İmralı’ya dahi giden Meclis Komisyonu sürecin esas amacı olan PKK’lılarla ilgili yasal düzenlemeyi bir türlü çıkarmak için gündemine almıyor.

Mayıs geldi. Kurban Bayramı ve 19 Mayıs tatili derken, Mayıs ayının yarısı da tatil. Sonra yaz.

DEM tabii ki iktidarı adım atmaya çağırıyor bunun için kampanya başlattılar. Öcalan’ın mesajları biraz daha karışık.

Peki, iktidar neden adım atmıyor?

23 Nisan resepsiyonuna kadar durum daha kötümserdi.

Resepsiyonda Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine DEM’lilerin yanına gitti.

“Masa sağlam mı” esprisinden sonra, doğrudan soruyu soran yani “Kürt sorunuyla ilgili yasal düzenlemeler ne zaman çıkacak” diyen gazeteci arkadaşımıza cevap verirken önce, gün içinde Meclis’te çok güçlü bir konuşma yapmış olan Tuncer Bakırhan’a döndü: 

“Durduk mu” diye sordu, oradan gelen hayır anlamındaki cevap üzerine “Durmak yok, aynen devam” dedi.

Erdoğan’ın bu tutumu önemli. Çünkü süreçte mühür şu anda onun elinde.

23 Nisan özel oturumunda konuşan Bakırhan da bunu söyleyerek, Erdoğan’a seslenmişti:

“Sayın Cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir.

Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir.

Anaların barış duası sizinledir. Millet hazırdır. Türkiye hazırdır. Tarih hazırdır. Şimdi barışın tam zamanıdır!”

Peki neden bu tereddüt?

Aslında bunun cevabını sürecin başından beri siyaseten en büyük destekçilerinden biri olan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş biraz verdi

“Ben size şu gün olur, bugün olur demem ama bir an evvel lafının da altını çiziyorum. Çünkü hakikaten hayırlı işlerde acele etmek lazım.

İşin çok zor kısmı geride kaldı. Bundan sonraki kısımlarında da örgütün silah bıraktığı ve hakikaten kendisini feshettiğini ayan beyan ortaya konulmasıyla birlikte bu süreç çok hızlanır.

Eğer en başta ortaya konulmuş olan, örgütün silahlarını bırakma takvimine riayet edilmiş olsaydı zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan çözülmüş olurdu.”

Ankara kulislerine göre devlet kurumları PKK’nın silah bırakma kararına ters işler yaptığını raporluyor.

Kandil’de kazılan tüneller gibi somut bazı tespitler PKK’nın silah bıraktığıyla ilgili devletin vereceği teyidi geciktiriyor.

İran savaşı, Irak’ta işlerin karışması PKK’nın silahları bırakmak için şimdi iyi zaman mı kafa karışıklığı yaşamasına neden olmuş olabilir.

Öcalan’ın Şubat ayı başındaki İmralı görüşme tutanağındaki şu bölüm de tartışma açısından önemliydi:

“40 yıldır katlandım bu tarza ama bana sorun, nasıl katlandım. ‘Bebek katili’ tanımlaması yaptılar. Bana bebek katili denemez. 40 yıldır bu savaş tarzının acısını çekiyorum ama artık bana çektiremeyecekler.........

© Serbestiyet