menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump’ın değil, Bad Bunny’nin Amerikası

33 0
09.02.2026

New York şehri, Brooklyn semti, Williamsburg mahallesi, Grand Street 244 numarada bulunan Caribbean Social Club; kentte yaşayan 600 bin Porto Riko göçmeni için önemli bir kültür hazinesi. Ortasında büyük bir bilardo masası, kenarda eski küçük tahta sandalye ve masaların, duvarda rengarenk süslemelerin olduğu bu tipik nostaljik Latin barın sahibi ise en az mekan kadar ikonik biri olan 86 yaşındaki Toñita lakaplı Maria Antonia Cay.

Toñita sadece renkli takıları ve hayat enerjisiyle değil, hikayesiyle de New York şehrinin simgelerinden biri. 15 yaşındayken ABD’ye bağlı özerk bir ada olan Porto Riko’dan New York’a göç eden Toñita, tekstil atölyelerinde çocuk yaşta işçilik yaptıktan sonra Hispanik göçmenlerin İspanyolca konuşabileceği, domino oynayabileceği ve “evlerinde” hissedebileceği bir sosyal kulüp/bar açma açmış ve belki de farkında olmadan büyük bir iş başarmıştı. 1970 yılında açtığı Caribbean Social Club, öncesinde sadece yerel bir beyzbol kulübünün üyelerine özel bir lokalken zamanla kentteki tüm Hispanik göçmenlere hitap eden bir bara dönüştü. Barın bulunduğu Williamsburg semti bugünlerde eğitimli beyazların, gençlerin ve sanatçıların yerleştiği, kiraların arttığı ve eski binaların yıkılarak yerine lüks konut ve dükkanların açıldığı bir sürecin içinden geçerken, tabiri İngilizceyse tipik bir “gentrification” mağduru olurken; Toñita barın bulunduğu binasını satmamak için direndi.

Artan fiyatlara inat 3 dolara bira satan, yöresel Latin yemeklerini kendi pişirip tek başına servis yapan Toñita mahallesi değişirken zamanla mahallesinde tek başına kaldı, doğal olarak gelir kaybetmeye başladı. Özellikle Hispanik sanatçıların ve fenomenlerin desteği ile 2020’lerde yeniden popüler olması, sosyal medyada bir kültür ikonu olarak gündeme gelmesi Toñita’nın kaderini çok ileri bir yaşta değiştirdi.

Madonna ve Maluma’nın Rolling Stone için Toñita’nın barında kapak fotoğrafı vermesi ve sonrasında Bad Bunny’nin barı ziyaret ederek popülerleştirmesi önemli bir eşikti.

Toñita, 80 yaşından sonra ABD başta olmak üzere tüm Amerika kıtasında popüler bir figüre dönüşmüşken Bad Bunny sayesinde kültürel bir miras olarak da tarihe adını yazdırma şansı yakaladı. Bad Bunny, New York’taki Porto Riko göçmeni işçilerin eğlence hayatını anlattığı NUEVAYoL şarkısında Frida Kahlo başta olmak üzere birçok Latin Amerika ikonuna atıf yaparken Toñita’ya da sözlerde yer verdi:

“Toñita’nın evinde bir yudum rom; Porto Riko hiç olmadığı kadar yakın”

Son iki senedir küçük barının önünde bir yaz akşamı kendisinin ve işletmesinin yaş almasının kutlandığı coşkulu sokak partilerine ev sahipliği yapan birine dönüşen Toñita’ya atıf yapmak Bad Bunny için pek olağandışı bir durum değil.

Zira Bad Bunny tipik bir şarkıcı değil. Porto Riko doğumlu Bad Bunny, kariyerinin başından beri İngilizce şarkı söylemeyi reddediyor, sadece ana dili İspanyolca şarkılar yapıyor ve Porto Riko başta olmak üzere Latin Amerika kültürünü merkeze alan bir söylemi benimsiyor. Özellikle şarkılarında Porto Riko’nun sosyal, siyasi ve kültürel meselelerini irdeleyerek ABD’ye bağlı olan ama halkın Kongre, başkanlık seçimlerinden oy kullanma hakkı olmayan, sık sık elektrik kesintileri yaşayan, yoksul Porto Riko adasının sorunlarını milyonlarca insana aktarıyor.

Bu sene ABD’nin en büyük televizyon ve spor etkinliği Super Bowl’un devre arasında sahne alan ve Amerikan futbol liginde bir rekor kırarak 135 milyonluk bir seyirciye İspanyolca seslenen Bad Bunny; bu 12 dakikalık tarihi şovunda da kültürünü, siyasi mesajını ve Toñita’sını da unutmadı.

Ve Trump’ın yeterince “Amerikalı” bulmadığı ve hedef gösterdiği sahne şovuyla göçmen polisinin 5 yaşındaki Hispanik çocukları bile kovaladığı, esmer tenli insan avına çıktığı, insanların sokakta rahatça İspanyolca konuşamadığı bir dönemde çok daha renkli, coşkulu, hayat dolu ve cesur bir Amerika’yı sahneye taşıdı.

Tabii ki 86........

© Serbestiyet