menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Nazik bir ziyaret gerçekleştirdik”: Vasat bürokratların kendi kendilerini meşrulaştırma biçimleri

27 0
02.03.2026

Sürekli olarak birbirlerine nazik ziyaretler gerçekleştiren bürokratlar, siyasetçiler, devlet görevlileri ve hatta yargı mensupları görmekten yorulmaya başladık. O kadar ki bu kişiler mesailerini esas görevlerinden çok bu gibi “nazik ziyaretler”e harcıyormuşçasına bir duyguya kapılmadan edemiyor insan. Hele ki idari yargı mensuplarının denetlemekle sorumlu oldukları, gerektiğinde aleyhlerine kararlar almaları gerekecek üst düzey bürokratlara yaptıkları “fazla nazik” ziyaretler ne kadar da sorunlu duruyor! Yüz ifadelerinden, bundan her zaman mutlu olmadıkları anlaşılsa da bu durum özellikle taşrada zorunlu bir ritüele dönüşmüş durumda. Ve bu görünürlük çağında hiç olmadığı kadar afişe edilerek, tabii.    

“Nazik bir ziyaret gerçekleştirdik”. “Nazik bir ziyaret gerçekleştiriyoruz.” “Nazik ziyaretleri için teşekkür ederiz.” “Nazik ev sahipliği için teşekkür ederiz.” “Nazik kabulleri için şükranlarımızı sunarız.” Hakikaten yorucu! “Nazik bir ziyaret gerçekleştirdik, kendilerine yeni görevlerinde…” diye devam edenleri ve işin sosyal medyaya yansıyamayan çiçek göndermeler, hediyeleşmeler, ilgili kurumun anlam ve önemini gösteren sembol takdimleri boyutunu saymıyorum artık. (Durup dururken verilen teşekkür belgeleri, ne için olduğu belli olmayan ödüllendirici sertifikalar, şiltler ya da belgeler, belgeler ve belgeler ise ayrı bir yazı konusu!) Burada yaşanan, bitmeyen nezaketten kaynaklanan, bir türlü esasa girememenin yarattığı bir yorgunluk durumu. Bir yandan da yok yazılmamak, eksik sayılmamak için yapılması gereken bir zorunluluk belli ki; hiyerarşideki yerini ve sınırlarını bilmenin, hep bilecek olmanın “tevazu dolu”, elleri yumuşak bir uysallıkla dizlerin üzerine koyarak sergilenen, kazanan tarafta olmanın neşeli tabiiyet ifadesi.     

Buna, bir türlü esasa girememenin, esas meseleyi ve çıplak gerçekliği görmek istememenin yarattığı bir boş gezerlik halinin ciddiyetle sergilenmesi de denebilir. Uzaktan izleyen muarızlarda uyandırılan yersiz haset duygusundan gelen memnuniyetten kaynaklanan kendi içinde bir bütünleşme ritüeli ya da. Bürokratik aylaklık! Hatta ve hatta, kimi zaman esas amaç, yapılan işte başarı dilemek değil de başarı dilemek yapılan işin esas amacıymış gibi gelmiyor da değil. Sanki günün birinde bir genelgeyle bu ziyaretler yasaklansa bu insanlar büyük bir depresyona girebilirler gibi de düşünmeden edemiyor insan. Oluşacak boşluğu hayal etmek zor! Nazik ziyaretler yoksa -zaten yeterince kaba olan şu hayatta!- yapılan işin ne anlamı kalır ki! 

Başka bir ifadeyle, bu nazik ziyaretler, yapılan işin üst amacının ve ruhunun kaybedildiğini, esas amacın araçsallaştığını, alınan görevin bir mesuliyet değil lütuf haline geldiğini açıkça göstermektedir. O andan itibaren kişiler makamlar için değil makamlar kişiler için olmaya başlar. Hukukla keyfilik ayırdedilemez biçimde iç içe geçer. İronik bir tersine........

© Serbestiyet