menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İyiliğe o kadar açız ki… Tok olanlar anlamaz!

25 0
16.05.2026

Fotoğraf: Deprem sonrası Hatay’da kurulan bir aşevinden

Amerika’da bir süpermarket hayal edin… Kasada; yaşlı, yorgun, yoksul bir kadın. Market arabasına koyduğu yiyeceklerin parasını ödemek için cüzdanındaki paraları saymaya çalışıyor. Yetmediğini anlayınca da bozuk paralarını tek tek o kâğıt paraların üzerine ekliyor. Ardından, kasiyere “tamam” der gibi kafa sallıyor ve gülümsüyor. Bugünü de bir şekilde atlatmanın verdiği rahatlık mıydı, o gülümseme? Elinde tuttuğu kâğıt paraların üzerine koyduğu bozuk paraları kasiyere o gülümsemeyle uzatan yaşlı kadına verilen cevap, umut ve dayanışmanın mola anıydı, bence! Kasiyer, “hesabınız ödendi” der, yaşlı kadına! Şaşkın gözlerle, “nasıl olur…” dercesine etrafına bakan yaşlı kadına, birkaç adım ötede sabırla bekleyen genç bir kadın, yaklaşır, “yalnız değilsiniz” der, onu kucaklar. Hesabı ödemekle de kalmaz, 1000 dolara yakın bir nakit parayı da kadına verir. Yaşlı kadının gözleri dolar. “Sen kimsin? Bir melek misin?” diye sorar.

O kadar yalnız bir hayatı vardır ki ve yardımsız ayakta kalmaya o kadar alışmıştır ki, bu, onun için bir mucizedir ve ona yardım eden bu genç kadın da bir melek.

Bu hikâye ve daha birçoğu, Avrupa ve Amerika sokaklarında, son dönemde Türkiye’de de artan bir iyilik hareketi aslında. Hayat karşısında tüm cephelerini kaybetmişlerin umut hikayesi de bir bakıma.

Başlarken de dediğim gibiyiz aslında!

İyiliğe o kadar açız........

© sendika.org