menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Poli̇ti̇k kent, estetik mekân

7 0
22.05.2026

Bugünün dünyasında kapitalist devlet aygıtı merkeziyetçi, gözetimci ve otoriter bir forma bürünürken, gündelik hayatın yükü giderek yerel yönetimlerin omuzlarına bırakılıyor. Ulaşım, barınma, su, gıda, bakım, kamusal alan ve ekolojik direnç artık teknik başlıklar olmaktan çıkıp hayatın somut meseleleri haline geliyor. Engin Bozkurt’un Kentin Politik Tasarımı kitabı, tam da bu sert eşikte mekân ve yerel yönetim ilişkisini yeniden düşünmeye çağırıyor. Kent, burada gündelik hayatın fiziksel sahnesi olmaktan çıkıp ortak geleceğin tasarlandığı politik bir zemine dönüşüyor. 

Kentin Politik Tasarımı/Mekân, Gündelik Hayat ve Yerel Yönetimler – Engin Bozkurt, NotaBene, 2026, 288 sf.

Tanıl Bora’nın sunuş yazısını yazdığı kitabın güçlü yanı “yereli” romantik bir sığınak gibi parlatmaktan uzak durması. Yerel ölçek kendiliğinden ilerici sonuçlar üretmez. Belediyeler, kimi zaman sermaye birikiminin dolaylı veya doğrudan aracıları haline gelirken; halkın basıncıyla kaynakları emekten yana yeniden dağıtan kurumlar olarak da işleyebilir. Bu sebeple belediyecilik, dökülen asfalt kadar yaya hareketini, yeşil alan miktarı kadar sınıfsal erişimi, AVM yatırımı kadar meydan özgürlüğünü de tartışmak zorundadır. Kentin gündelik akışını düzenleyen yerel yönetimler, aynı zamanda rıza üretiminin de düğüm noktasıdır. Tüm bu nedenlerle, egemenler, gündelik hayatın en yakın kamu kapısı olan belediyeleri tarihten bugüne denetim altında tutmak istemiş, diğer yandan tarihteki birçok halk ayaklanmasında (Marsilya, Paris vd.) ilk olarak belediye binaları ele geçirilmiştir. 

Engin’in çalışması, 1970’lerin toplumcu belediyecilik deneyimlerini........

© sendika.org