Patronların “asgari” kurnazlığı…
İşverenlerin son günlerde sıkça dile getirdiği “bölgesel asgari ücret” uygulaması yine gündeme geldi.
Ortalama ücret hâline gelen, 9,5 milyon emekçinin bir aylık geçinme ücreti olan net 28 bin 75 TL tutarındaki mevcut asgari ücretin satın alma gücü, yılbaşından bu yana hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon nedeniyle mum gibi eridi. Temmuzda ara zam yapılmamasından dolayı milyonlarca emekçi, yeni zamlı ücretin ellerine geçeceği Şubat 2027'ye değin 28 bin TL ile ayakta kalmaya çalışacak. Dört kişilik bir ailenin zorunlu gereksinimlerini karşılayan açlık sınırının 36 bin TL'yi aştığı ortamda, asgari ücretli bu komik parayla geçinebilmek için adeta mucize yaratıyor.
Hal böyleyken, temmuzda ara zam yapılmayan asgari ücrete şimdi de patronlar göz koydu. Yıllardır belleklerinde olan “bölgesel asgari ücret” uygulaması önerilerini yeniden ısıtıp kamuoyuna duyuruyor, siyasi iktidara çağrıda bulunuyorlar. İktidara yakın medyada da son günlerde bölgesel asgari ücrete ilişkin işverenlerin çeşitli görüşlerine bolca yer veriliyor.
Patronların sıklıkla gündeme taşıdığı bölgesel asgari ücret, Türkiye'de ilk kez 1951-1974 yılları arasında hayata geçirildi. Uygulama, gelişmemiş bölge ve illerde ücretlerin gerilemesine, emekçilerin yakınmalarına yol açtı. 1974 yılında, "Emekçi Babası" Bülent Ecevit'in Başbakanlığındaki CHP-Milli Selamet Partisi koalisyon hükümeti döneminde........
