menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaşamak ne güzel

14 0
08.09.2026

Bazen hayatın telaşı içinde yaşadığımızı unutuyoruz.

Sabah alarmıyla başlayan koşuşturma, yetişmesi gereken işler, cevaplanması gereken mesajlar, ödenmesi gereken faturalar, bitmeyen sorumluluklar… Günler birbirini kovalarken insan bir an durup da “Ben bugün gerçekten yaşadım mı?” diye sormuyor kendine.

Oysa yaşamak, yalnızca nefes almak değil.

Bir sabah perdeyi araladığında yüzüne vuran güneşi fark etmektir yaşamak. Sokaktan gelen çocuk sesine gülümsemek, yıllardır gördüğün bir ağacın çiçek açtığını ilk kez gerçekten görmek, sevdiğin bir insanın sesini duyduğunda içinin ısınmasıdır.

Bir bardak çayın buharında bile hayat vardır aslında.

Yağmurun cama vuruşunda, denizin kokusunda, akşam eve dönerken gökyüzünün aldığı renkte… Küçücük şeylerin içinde saklanır yaşamanın güzelliği. Fakat biz çoğu zaman büyük mutlulukların peşinden koşarken küçük olanları kaçırırız.

“Şu olsun, mutlu olacağım.”

“Bunu başarınca rahatlayacağım.”

“Biraz daha para kazanayım, sonra yaşayacağım.”

“Bu dönem bitsin, kendime zaman ayıracağım.”

Derken hayat hep ertelenir.

İnsan, yaşamayı gelecekte başlayacak bir şey sanır. Oysa hayat beklemez. Biz plan yaparken, üzülürken, kızarken, daha fazlasını isterken akıp gider.

Belki de en büyük........

© Samsun Gazetesi