menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okullarımızda vahşet

6 0
yesterday

Siz okurlarımızın da yakından takip ettiğiniz üzere, ülkemizdeki yeni gündem okullarımızdaki silahlı saldırılar. Yüksek oranda zayiat nedeniyle, birçoğu katliam olarak sınıflandırılan okullardaki silahlı saldırıların ardındaki etkenler içerisinde, birçok psikolojik problem, aile gözetimi eksikliği ve silahlara kolay erişim yer alır. Öyle ki; bu tür saldırganlığın en önemli nedenleri arasında, başta akran zorbalığı olmak üzere, zulüm, tehdit (%75), intikam (%61); diğer güdüler arasındaysa, intihar veya depresyon (%27) ve dikkat çekme veya tanınma (%24) yer alır. Aynı şekilde, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, okuluna pompalı tüfekle saldırı düzenleyen 19 yaşındaki öğrenci de okuluyla ilişiği kesilmiş bir öğrenciydi ve daha sonra intihar etmişti. Amerikan Ulusal Şiddet Suçları Analiz Merkezi verileri saldırganların %68'inin evlerinden veya bir akrabasının evinden silah aldıklarını ve sonrasında, okullarında saldırıda bulunduklarını ortaya koyar. Bu ifadeleri ve tespitleri doğrular nitelikte, Kahramanmaraş’ta, 8. sınıf öğrencisi de okuluna emekli polis babasının silahlarıyla ve yedi adet şarjörle gelerek, saldırı yapmıştı. Şiddet içerikli video oyunları, okullarda silahlı saldırılara yol açar. Dahası, oynadıkları video oyunlarının saldırganların saldırganlık düzeyini artırdığı ve okullarında silahlı saldırı benzeri aşırı şiddet eylemleri gerçekleştirdikleri düşünülür. Ne ilginçtir ki; Amerikalı yazar Stephen King'in romanı Öfke, 1988 – 1997 yılları arasındaki beş okul cinayetine ve rehine durumuyla bağlantılıdır. Bir okul saldırısını konu alan bu roman, Amerika’da yaşanılan birçok gerçek lise saldırısıyla ilişkilendirilir. Zaten, silahlı okul saldırılarının en yaygın olduğu ülke Amerika Birleşik Devletleri'dir. Kahramanmaraş'taki silahlı okul saldırısına benzer şekilde, 1999 yılından beri, Amerika Birleşik Devletleri'nde işlenen yüz elliye yakın okul saldırısında kullanılan silahların %80'ini saldırganlar kendi evlerinden veya akrabalarının evlerinden almışlardır. RTÜK’ten Uyarı Bilgi kirliliğine yol açmamak amacıyla yalnızca yetkili makamların açıklamalarının esas alınmasının önemini vurgulayan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), yayın kuruluşlarına sağduyulu bir dil kullanmaları uyarısında bulundu. Silahlı saldırı sonrası, soruşturmanın selameti açısından yayın yasağı kararı alındığını bildiren Adalet Bakanı Akın Gürlek de benzer açıklamada bulundu. Basın kuruluşlarının soruşturmanın gizliliğine hassasiyetle riayet etmelerinin önem arz ettiğini belirten Akın Gürlek, soruşturmanın tüm aşamalarına ilişkin gerekli bilgilendirmeyi yetkili makamların yapacağını bildirdi. Sürecin her aşamasının eş güdüm içerisinde yönetildiğini belirten İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise, toplumun sağduyuyla hareket etmesinin ve paniğe kapılmamasının büyük önem arz ettiğini bildirdi. Bu saldırıların öğrencileri ve ailelerini doğrudan ilgilendiren bir boyutu olduğunu vurgulayan Duran, geleneksel ve dijital medya mecralarındaki söylemlerde azami özen gösterilmesi gerektiği uyarısında bulundu. Kritik Sorumluluk Duran ayriyeten, travmatik etkileri artırabilecek, korku ve kaygıyı derinleştirebilecek ifadelerden kaçınılmasının öğrencilerin psikolojik güvenliğinin korunması yönünden kritik bir sorumluluk taşıdığını vurguladı. Bu saldırıların herkesi derinden sarstığını ve büyük üzüntüye sürüklediğini belirten Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, gerekli soruşturmanın ve incelemelerin ivedilikle başlatıldığını bildirdi. Sürecin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde ve titizlikle takip edildiğini açıklayan Tekin, eğitim ortamlarının güvenliği ve huzuru hususunda hiçbir ihmale müsamaha gösterilmeyeceğini ifade etti. Bana Özel Açıklama Kahramanmaraş Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Selçuk Kurtsatar, okullardaki silahlı saldırılara ilişkin sağduyu oluşturdu. Yetiştikleri aile ortamında, annelerinin ve babalarının ellerini çocuklarının üzerinden katiyen çekmediklerine değinen Başkan Selçuk Kurtsatar, günümüzde ise, tüm çocukların sosyal medyaya teslim edildiklerinden yakındı: "Geleceğimiz diye gördüğümüz, geleceğimizi emanet edeceğimiz yavrularımızı koruyamaz olduk." Elinde silahla, on dört yaşında bir çocuğun öğrencisi olduğu okulundaki masum öğrencileri öldürmeye cüret etmesini kimin sağladığı sorusunun en büyük soru olduğunu vurgulayan Başkan Kurtsatar, bu hadisenin çok derin bir hadise olduğunu ve ivedilikle çözümlenmesi gerektiğini belirtti. "Biz Niye Varız?" Silahlı okul saldırılarına yönelik hassasiyetlerini "Tüm bu çocuklar, bizim çocuklarımız. Çok yazık!" sözleriyle ifade eden Selçuk Kurtsatar, "Çocuğumuza, öğretmenimize ve okulumuza sahip çıkamayacaksak, biz niye varız?" şeklinde soru yöneltti. Silahlı Okul Saldırıları Dünya Basınında Türkiye’deki silahlı okul saldırıları dünya basınında geniş yankı buldu. Bu saldırıların son iki günde iki kez yaşanılmasına dikkat çeken uluslararası medya, "Okul saldırıları artıyor mu?" şeklinde kamuoyu oluşturdu. Türkiye’de silahlı okul saldırılarının alışılmadık olduğu ancak son olayların bu algıyı sorgulatmaya başlattığı yorumları yapıldı. Kahramanmaraş'taki dokuz kişinin yaşamını yitirdiği okul saldırısına haberlerinde geniş yer ayıran uluslararası medya kuruluşları AFP, Reuters, CNN ve Al Jazeera, Türk kamuoyunda oluşan sorulara da yer verdi. Silahlı okul saldırılarının Türk toplumunda kaygıya yol açtığını vurgulayan Fransız Haber Ajansı AFP, saldırıların eğitimciler ve toplum nezdinde yarattığı endişeye ve tepkiye odaklandı. Saldırı esnasında öğrencilerin pencerelerden atlayarak kaçmaya çalıştığını ve okul çevresinde kaotik anlar yaşandığını kaydeden AFP, velilerin ve görgü tanıklarının ifadelerine yer verdi. Böylece, olayın yarattığı travmayı öne çıkardı. Buna ilaveten, Öğretmen Sendikalarının Milli Eğitim Bakanlığı önünde protesto düzenlediklerini belirten Fransız Haber Ajansı AFP, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Hükümet Yetkililerinin silahlı saldırıya ilişkin açıklamalarının yanı sıra CHP Lideri Özgür Özel’in “Bu mesele, giderek büyüyen ve derinleşen bir güvenlik zafiyetine dönüşmüştür” açıklamasını aktardı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin “terör olayı değil, bireysel bir eylem” olduğu yönündeki açıklamasına değinen İngiltere merkezli Reuters, silahlı okul saldırılarının Türkiye’de oldukça nadir görüldüğünü ifade etti. “Son saldırı dalgasından önce, Türkiye’de silahlı okul saldırılarına nadiren rastlanıyordu” diye kaydeden Amerika merkezli CNN, Adalet Bakanlığı tarafından “soruşturmanın selameti” gerekçesiyle olaya ilişkin yayın yasağı getirildiğini ve soruşturma kapsamında, yedi savcının görevlendirildiğini bildirdi. CNN ayrıca, saldırganın olayın ardından intihar ettiği bilgisine haberinde yer verdi. Silahlı okul saldırısının Türkiye’de iki gün içinde yaşanan ikinci okul saldırısı olduğunu kaydeden ve yetkililerin açıklamalarına yer veren Katar merkezli Al Jazeera de saldırganın babasına ait silahları çantasında okula getirdiğini ve sınıflara girerek rastgele ateş açtığını bildirdi. Al Jazeera ayrıca, “Bu çocuk, babasının silahlarına nasıl erişti?" ve "Yetkililer zaten sıkı olan silah denetimini daha da güçlendirecek mi?" şeklinde Türk kamuoyunun gündeminde yanıtsız kalan çok sayıda soru olduğunu bildirdi. Türkiye’ye Taziye Mesajları Dünyanın pek çok ülkesinden Devlet Başkanları ve Hükümet Yetkilileri, silahlı okul saldırıları sonrasında, Türkiye için taziye mesajları yayınladılar.


© Samsun Gazetesi