Kıtlığı çekilen duygular
Geçtiğimiz aylarda Mediacat dergisinin sorduğu “Geçtiğimiz yıla damgasını vuran duygular hangileridir?” sorusuna cevap ararken, geldiğim nokta, “damgasını vuramayan, kıtlığını çektiğimiz duygular nelerdir?” oldu. Bir başka deyişle, duygular varlık ve yokluklarıyla davranışlarımıza nasıl yansıdı? O zaman ‘senenin duyguları’nı daha iyi adlandırabiliriz. İzninizle birkaç temel bilgiyi bir yandan hatırlayarak duygumuzu arayıp adlandıralım.
Duygu nasıl oluşur?
Durum (ilişki, olay, bağlam vb.) duyguyu ya da duyguları doğurur. Duygu bizi birkaç alternatif davranışa ‘dürter, iter’, bu davranışlardan birisini gerçekleştiririz. Ne hissettiğimizi kontrol edemesek bile, hangi şekilde davranacağımızı seçme şansımız genellikle vardır.
Nitekim (Viktor Frankl’ın tanımıyla) zor duyguların damgasını vurduğu zor zamanlarda, neredeyse tek kişisel özgürlüğümüz, özgür hissedişimiz duygu doğduktan sonra hangi davranışı seçtiğimiz ‘an’a kadar geçen zamandadır.
Özgür müydük?
Geçtiğimiz yıla damgasını vuran duyguların bizi belli bir davranışa, tek tip reaksiyona iten, ‘davranış repertuvarını daraltıcı’ etkisini düşünürsek, kişisel........
