menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Önce aşk vardı

3 0
08.01.2025

“Önce aşk vardı. Gökler kat kat kurulmamış, yeryüzü kadem kadem örülmemişken, aşk vardı. Ay geceye saklanmadan ve gölge güneşe nikâhlanmadan, aşk vardı. Dağlar, yerin boynuna gerdanlık misali takılmamış, yıldızla gökyüzünde billur avizeler gibi yakılmamıştı ve aşk vardı. Hava suyla dertleşip toprak için ağlamamışken ve su toprakla bir olup ateşe kin bağlamamışken, aşk vardı. İmkan boyunduruk altına alınmamış, zaman ve mekan ona cellat kılınmamışken, aşk vardı. Çamur meleklerin elleriyle karışmadan, ruhlar yıllara yenik düşecek bedenleriyle buluşmadan, aşk vardı. Kaderi heceleyen mühürlü defterden ve üzerine ant içilen kalemden önceydi o. Önce yoktu, aşk vardı.

Önce Aşk Vardı, Prof. Dr. Ömür Ceylan’ın Şiirin Aynasında Osmanlı Kültürü incelemesinin adı… Yukarıdaki satırlarla başlıyor kitap… İnanmazsınız belki ama kitabı bir gecede bitirdim. Mecazi aşktan İlahi aşka, Yunus’tan Mevlana’ya, halk şiirinden divan şiirine, Hallacı Mansur’dan Fuzuli’ye, Baki’ye kadar aşktan söz eden kim ya da ne varsa değinmiş hoca, satır satır… Kitabın basın açıklamasında şöyle diyor:

“Divan şiirine iki şekilde nüfuz edilebilir: Birincisi, divanların dünyasına girmekle; ikincisi, divanlardan çıkıp hayata bakmakla. Elinizdeki kitapta her ikisi birden karşımıza çıkıyor. Yazar; Ahmed-i Dai’den Fuzuli’ye, Şeyhülislam Yahya Efendi’den Senih-i Mevlevi’ye âdeta bir kazıya girişiyor ve şiirden hayata, hayattan şiire açılan pencereleri gözler önüne seriyor. Bu zamana kadar bu........

© Şalom