Mosalar ve ´hanım´lar
‘Mosa’ kelimesini doğru yazıp yazmadığımdan emin değilim. İki ‘s’ ile mi yazılıyor acaba, diye baktım hatta. Hangi dilden geldiğini de açıkçası bilmiyorum. Bu söylem ve yazımla sözcüğün İspanyol ve Portekiz dillerindeki karşılığını aradım, bulamadım. Birine sormam lazımdı ama tepemin tası, çok sağlam attığı ve bu yazıyı yazma saatim çok geç saate kaldığı için istediğim yerden yazmaya karar verdim. ‘Mosa’ deyince ne demek istediğimi, kimleri kastettiğimi bu satırları okuyan herkes nasılsa anlar, diye düşündüm.
Ben genç kızken maddi durumu ne kadar iyi olursa olsun, geniş toplum ailelerinde ev işlerini, anneler ve kızları yaparlardı. Benim de cam silmişliğim, perde takmışlığım, balkon yıkamışlığım vardır üniversiteyi bitirinceye kadar… Eve yardımcı kadın almak, sosyolojik bir travma haline geldi, bu da komedilere sağlam malzeme oldu. Temizlikçi gelmeden ona derli toplu ve temiz görünmek için temizlik yapanlar bile vardı, inanabiliyor musunuz?
Benim evimde, on beş senedir yardımcı var. Sabah gelip akşam giden; günlük ev işlerini yapan, bizim hayatımızı daha yaşanır kolay hale getiren çalışanlar… Çalışanlar diyorum çünkü ilk yardımcım altıncı senenin sonunda ikinci bebeğini dünyaya getirmek için işi bırakınca benim hayatım da düzenli bir biçimde akarsuyun yatağını değiştirdiği gibi yön değiştirdi ve bir daha asla eskisi gibi olmadı. Okulum devam ederken bir yandan da bebek için doktor doktor gezdiğim süreçte aniden kadınsız kalmak, başıma gelebilecek en korkunç işti.
Bir tanıdık........
© Şalom
