Riyad´ın yeni hesabı
Basra Körfezi’nden yükselen duman, aslında haritaları yeniden çiziyor. Bugün Ortadoğu’da yaşananlar sadece bir güvenlik krizi değil; aynı zamanda ticaret yollarının, enerji akışının ve hatta devletlerin ekonomik kimliklerinin yeniden tanımlandığı bir kırılma anı.
Uzun yıllar boyunca Hürmüz Boğazı, küresel enerji sisteminin kalbi oldu. Dünyanın petrol damarlarından biri buradan geçiyor. Ancak bu damar artık güvenli değil. İran’ın askeri baskısı ve son dönemde artan saldırılar, sadece tankerleri değil, bölgenin geleceğini de tehdit ediyor.
Tam da bu noktada Suudi Arabistan sahneye yeni bir stratejiyle çıkıyor: “Doğuya mahkûm değiliz.”
Riyad yönetimi, yıllardır ihmal ettiği Kızıldeniz kıyılarını şimdi bir çıkış kapısına dönüştürmeye çalışıyor. Bu sadece bir ekonomik tercih değil, aynı zamanda jeopolitik bir sigorta. Çünkü mesele artık petrol satmak değil, o petrolü güvenli şekilde ulaştırabilmek.
Bu dönüşümün merkezinde ise çok konuşulan ama çoğu zaman yanlış anlaşılan bir proje var: NEOM.
NEOM nedir? En basit haliyle; Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyısında, sıfırdan kurmayı planladığı dev bir ‘gelecek şehri’ ve ekonomik bölge. İçinde yüksek teknoloji........
