menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD´nin İran çıkmazı: Güç her zaman yetmiyor

23 0
13.05.2026

Aslında mesele sadece İran değil. Mesele, Amerika Birleşik Devletleri’nin dünyaya nasıl baktığıyla ilgili. Çünkü ABD, İran konusunda yaklaşık yarım asırdır aynı çelişkiyi yaşıyor: İran’ın politikalarını mı değiştirmek istiyor, yoksa doğrudan rejimin kendisini mi?

Başkan Donald Trump döneminde bu çelişki daha görünür hale geldi. Trump bir gün İran’ı tamamen yok etmekten söz ediyor, ertesi gün müzakere masasına dönüş sinyali veriyor. Bir paylaşımında rejimi tehdit ediyor, diğerinde “İran’ın parlak bir geleceği olabilir” diyor.

Çünkü ortada klasik bir ‘tavuk oyunu’ var. Hani iki sürücünün arabalarını birbirlerinin üzerine sürdüğü ve ilk direksiyonu kıranın kaybettiği o meşhur psikolojik savaş…

Böyle durumlarda genellikle kaybedecek daha fazla şeyi olan taraf geri adım atmıyor. İran rejimi için mesele yalnızca diplomasi değil; doğrudan hayatta kalma meselesi. Kaybederlerse iktidarı, hatta belki hayatlarını kaybedeceklerini düşünüyorlar. Trump içinse bu, siyasi bir prestij savaşı.

İşte bu yüzden Tahran direksiyonu kırmamak konusunda Washington’dan daha kararlı görünüyor.

Aslında tarihte bunun benzerlerini defalarca gördük. Vietnam Savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletleri askeri olarak çok üstün olmasına rağmen, Kuzey Vietnam geri adım atmadı. Çünkü onlar için mesele yalnızca savaş değil, rejimin ve ülkenin geleceğiydi.

Benzer bir durum Sovyetler Birliği-Afganistan Savaşı sırasında da yaşandı. Sovyetler Birliği çok daha güçlüydü ama Afgan gruplar ‘zamanı’ silah olarak kullandı. Sonunda askeri üstünlük, siyasi sonuç üretmeye yetmedi.

Bugün İran’ın yaptığı da........

© Şalom