Kız neşesi
Bu hafta değişik eserler üzerinden kadın bedeninin barındırdığı olağandışı enerjiye şahit oldum. Biri, sahnede ciyak ciyak bağıran, komedi üzerinden güzelim bir 19. yüzyıl eseri olan ‘Gurur ve Önyargı’ adlı romanı katleden bir tiyatro faciasıydı. Tanıtım yazılarında ‘kız neşesi’ denmesinden anlamalıydım. Kadınlara atfedilen o suni neşeyi ve ‘bakın ne kadar iyi bir oyun, sizi güldürüyoruz’ mantığını kesinlikle anlayamıyorum. Farklı olmak için biraz feminizm, biraz da çığırtkan şarkılar koyalım. İçeriğin boş olduğunu da bol bol aksiyonla örtbas edelim. Milyonlarca baskı yapmış bir eserin üzerinden fayda sağlayalım… Bu kadar yetenekli kadının bir mahalle kavgası tonunda giden eserde harcandığını düşünüyorum.
Zaten aynı şeyi ben hep düşünürüm, yeteneklerini ve enerjisini kendisine eşit fırsat verilmediği için tam tüketemeyen her kadın, kendisine uygun görülen mini çerçevede derinleşmeye çalışır.
Yeteri kadar eğitim alamadıysa eline ne geçerse izleyerek, okuyarak açığını kapatmaya çalışır, çalışmasına izin verilmediyse, daha iyi ev daveti yapar, daha iddialı çocuk büyütür. Çerçeve dardır, ama........
© Şalom
