´Woke´ olmanın çuvalladığı yer
‘Woke’, ABD solunun yaratmış olduğu bir terim.
Woke (uyanık) olmak, başlangıçta zencilerin ABD’de uğradığı haksızlıklara işaret eden… sonradan, kadın ve LGBT haklarını da kapsamına alan… şimdi ise, tüm dezavantajlı kişilerin hakkını savunma ve kayırma iddiasında olan, devrimci bir hareket.
Devrimci olmanın kaderi, her devrimin karşı-devrimini davet etmesidir. İnsanlar değişik yönlerde düşündükleri için, kimi insan devrim yapmayı yeğler, kimisi de devrim yapacağına, Elon Musk gibi, olayın kendi istediği yönde evrilmesini sağlamaya çalışır.
Musk, birkaç yıldır, solcuların ‘woke zihin virüsünden’ muzdarip olduğundan, bunların fikir ve eylemleriyle, ifade özgürlüğünü tehdit ettiklerinden yakınıyordu.
ABD yüksek mahkemesi, ‘olumlu ayrımcılığın’, yani dezavantajlı kişileri kayırmanın yasal olmadığına karar vererek Musk’a katılınca, birdenbire işe alma kriteri, zenci veya kadın olmaktan, insanın yapacağı işe yeterli olması gerekmeye başladı.
Trump, başkanlığa seçilir seçilmez, devlette ‘çeşitliliğe’ son vereceğini, mesela cinsiyet değiştirmiş (transseksüel) olanları, ordudan ihraç edeceğini duyurdu.
Walmart ve Amazon yöneticileri, kendi bünyelerindeki çeşitlilik departmanlarını kapatmaya karar verdiler.
Mark Zuckerberg, bir zamanlar “me too” ve “black lives matter” hareketlerini desteklemekle övünüyorken, işe artık kadın almayacağını, şirketinin erkeksi enerjiye ihtiyacı olduğunu........
© Şalom
