Trump, Ukrayna, Brüksel, Canadiano
Başkanlık koltuğunu devralmasının üzerinden iki ay dahi geçmeden Trump’ın dış politikaları dünyada yeni bir dönemin başladığına işaret ediyor.
Avrupa, kıtanın savunması konusunda kabuslar görürken, Ukrayna halkının başkanları üzerinden maruz bırakıldığı aşağılama tarihe geçecek cinsten. Benzer yaklaşımları 1930’ların sonuna doğru Hitler’in Britanya ve Fransa Başbakanlarına uyguladığı tarih kitaplarının sayfaları arasında canlı duruyor. Washington’un, Putin’i daha fazla kışkırtmamak adına, Chamberlain ile Daladier’nin, zamanında Hitler’i kontrol altıda tutmak için çare olarak gördükleri yatıştırma politikasını (appeasment), yürüttüğünü iddia etmek için henüz çok erken. Ancak, olaylardaki benzerlik dikkatlerden kaçmadı. O zamanlar kurban Polonya oldu… Bugün ise Ukrayna.
Tabii ki ne aktörler aynı, ne de dönem. Gelin görün ki, Başkan Trump ile Başkan Yardımcısı Vance’in tavırları, söylemleri, sloganları, ABD dış politikasındaki emperyalist kibrin, kendisini müttefik gören devletleri de kapsamaya başladığının habercisi.
Avrupa Birliği, Zelenskiy’ye Beyaz Saray’da kurulan tuzaktan sonra defalarca toplandı ve müzakereler sonucu, savunma konusunda ABD’ye artık güvenilemeyeceği sonucu çıktı. Fransa, nükleer gücünü diğer Avrupa ülkelerinin savunmasında kullandırabileceğini ilan ederken, yüz yıldan az bir süre önce ülkesi Almanya ile Sovyetler arasında pay edilen Polonya, savunmaya dev bütçe ayıracağını duyurdu. Hatta AB ülkelerinde askerliğin yeniden mecburi tutulacağına dair iddialar da basına yansımış durumda.
Ukrayna bunun neresinde? Tehlike bacayı........
© Şalom
