İlber Ortaylı ve Ramazan
Ramazan'ın son günleri. İtikafa çekilmek istedim, olmadı. Her sene aynı arzu ve aynı başarısızlık. On gün bir mescit köşesinde televizyondan uzak, telefondan uzak, sosyal medyadan uzak, siyasetten uzak, kitaplardan uzak, düşünceden uzak, tereddütlerden uzak, melankoliden uzak, insanlardan uzak... Sadece kendi içime, kendi benliğime, kendi derinliğime dalsaydım! Zikir, şükür, dua, tazarru, münacat, tevbe ile meşgul olsaydım ve sonra gerekirse ölseydim!
Cuma tamam, mukabele tamam, teravih tamam, Cevşen tamam, tahmidat tamam, sekine tamam. Çok şükür! Kafam bomboş, kalbim dopdolu. Ramazan'da kafam boşalıyor, ruhum doluyor. Düşünmek istesem de düşünemiyorum. Çok da iyi oluyor. Bir ay bile olsa düşünmenin ve farkındalığın cehenneminden kurtuluyorum.
İlber Ortaylı hoca vefat etmiş. Rabbim rahmet eylesin! Ulu çınarlar bir bir devriliyor. Gökkubbe altında hoş bir seda bırakıp gitti. Zaten tüm mesele şu gökkubbe altında hoş bir seda bırakmak değil mi? Yaşar Kemal'in vefatıyla büyük edebiyatçılar devri kapanmıştı, İlber Ortaylı'nın vefatıyla büyük akademisyenler devri........
