İman Derslerine Olan İhtiyaç
Dini hayatın kayyumu imandır. İman olmadan dini hayat da olmaz. İmanın da başı ve esası Allaha imandır. Diğer bütün iman esasları Allaha imanla irtibatlıdır. Şöyle ki:
Madem Allah var, elbette âlemi meleklerle şenlendirecektir.
Madem Allah var, elbette insanlardan neler istediğini kelamıyla bildirecektir.
Madem Allah var, öyleyse emirlerini ve yasaklarını bildiren peygamberler gönderecektir.
Madem Allah var, öyleyse ahiret de olacak, insanlar şu dünyada yaptıklarının karşılıklarını alacaklardır.
Madem Allah var, bir kader programı olacaktır.
İman hakikatlerine daima ihtiyaç vardır. Bazılarının "Her millet, herkes Allah'ı bilir. Onu, daha yeni ders almağa ihtiyacımız çok yok" demeleri, isabetli bir bakış değildir. Çünkü mum ışığından güneşe kadar ışığın mertebeleri olduğu gibi, yerden göğe kadar imanda mertebeler vardır. Bediüzzaman buna şöyle dikkat çeker:
“Allah'ı bilmek, bütün kâinata ihata eden rububiyetine ve zerrelerden yıldızlara kadar cüz'î ve küllî her şey onun kabza-i tasarrufunda ve kudret ve iradesiyle olduğuna kat'î iman etmek ve mülkünde hiçbir şeriki olmadığına ve "Lâ ilahe illallah" kelime-i kudsiyesine, hakikatlarına iman etmek, kalben tasdik etmekle olur. Yoksa "Bir Allah var" deyip, bütün mülkünü esbaba ve tabiata taksim etmek ve onlara isnad etmek, hâşâ hadsiz şerikleri hükmünde esbabı merci' tanımak ve her şeyin yanında hazır irade ve ilmini bilmemek ve şiddetli emirlerini tanımamak ve sıfatlarını ve gönderdiği elçilerini, peygamberlerini bilmemek, elbette hiçbir cihette Allah'a iman hakikatı onda yoktur. Belki küfr-ü mutlaktaki manevî cehennemin dünyevî tazibinden kendini bir derece teselliye almak için o sözleri söyler.
Evet inkâr etmemek başkadır, iman etmek bütün bütün başkadır.
Evet kâinatta hiçbir zîşuur, kâinatın bütün eczası kadar şahitleri bulunan Hâlık-ı Zülcelal'i inkâr edemez. Etse, bütün kâinat onu tekzib edeceği için susar, lakayt kalır. Fakat ona iman........© Risale Haber
