Kalem ve Yazı
Yazı yazmanın aletidir kalem. Gazeteler, kitap, defter ve kâğıtlar da kalemin karatahtasıdır. Allah (cc) çok değerli olduğu için Kaleme ve kalemle yazılanlara kasem etmiştir. (نٓ وَٱلۡقَلَمِ وَمَا يَسۡطُرُونَ) (Kalem, 68/1). Ayrıca Kur’an’da (اِقْرَاْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُ اَلَّذٖي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ) “kalemle öğreten Rabbin” (Alak, 96/5) ayeti var ki, bize şunu hatırlatıyor: Eğer kalem olmasaydı eğitim-öğretim, edep, ahlak ve adalet fazlasıyla eksik olurdu. Başka bir deyimle, eğer kalem olmasaydı insanın eğitim-öğretimi mükemmel olmayacağı için, bilimin ve insanlık tarihin serüveni de fahiş hatalar ve adaletsizliklerle dolu olurdu.
Sadece kalem değil, kâğıt da yazının olmazsa olmaz malzemesidir. Gazeteler ve kitaplar da öyle… Ancak kalem bir tane olmasına rağmen kalemi tutan eller ve kâğıtlar çok fazladır. Kesinlikle şunu diyebiliriz ki, kalem olmasaydı kitap, kâğıt ve defter denilen malzemelerden söz edilemezdi. Demek asıl olan kalemdir. Onun için Allah önce kaleme yemin etmiştir, sonra kalemin yazdıklarına. Bununla birlikte kalem gibi kâğıt da Müslümanlarca adeta kutsal kabul edilmiştir. Hatta kâğıdın kirletilmesi ve israf edilmesi haram kabul edilmiştir.
İslâm’ın kâğıda verdiği bu hassas değeri bilen bazı kardeşlerimiz, “Hocam, peçeteler de kâğıttır, bunların lavabolarda kullanılması caiz midir?” gibi sorular bile soruyorlar. Sormakta haklıdırlar, çünkü kâğıt Müslümanların su kadar “aziz” belledikleri şeylerden birsisidir. Şu var ki, peçeteler yazı yazılmaya elverişli olmadıkları için, kalemin arkadaşı olan kâğıtlardan sayılmazlar ve elbette ki, lavabolarda kullanılması caizdir. Çünkü kâğıdın kâğıt olabilmesi için yazı yazılmaya elverişli olması gerekir.
Şu halde kaleme, insanlığın bilimsel ve tarihsel hayatını ayakta tutan bir direk, kâğıda da bilimsel hayatı ve insanlık tarihini şekillendiren bir hamur gözüyle bakabiliriz. Çünkü eğer kalem-kâğıt olmasaydı bilgiler şifahi olarak nesilden nesile aktarılırdı. Bu da, bilimsel teorilerin, kutsal metinlerin, hatta kelime ve cümlelerin başına çok şeyler getirirdi.
Kur’an metninin başına bir şey gelmesin diye, Allah’ın kelamı hem göğüslerde hem de kâğıtlarda muhafaza altına alınmıştır. Böyle çift yönlü bir sistemle,........
