menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kürtler Neye Muhtaçtır?

5 0
saturday

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri 1908 de İstanbul’a geldiğinde Sultan Abdülhamid’e veya o günkü idareye /mabeyn’e verilmek üzere bir dilekçe arzeder. Bu dilekçe daha sonra Şark ve Kürdistan adlı gazetede ‘Kürdler yine muhtaçtır.’ başlığı altında neşredilmiştir.

Dilekçede Kürtlerin ve Türklerin mukadderatını yakından ilgilendiren çok önemli bir mevzu vardır. Bu mevzu, Kürtlerin anadilde eğitim almalarının resmi idare tarafından sağlanmasıdır. Bu talep her ne kadar Kürtler özelinde görülse de Türklerle beraber, biribirini inkar ederek değil, medeni bir şekilde elele vererek kabe-i kemalata yürümenin adresidir.

Bediüzzaman hazretlerinden bir yıl önce, yani 1907’de Molla Mustafa Barzani’nin büyük ağabeyi Şeyh Abdüsselam Barzani de Osmanlı devletinden Kürtçenin Kürt bölgelerinde resmi dil olmasını ve eğitimin Kürtçe olmasını talep etmişti. Ancak maalesef ittihatçılar tarafından 1914’te idam edilmiştir.

Bediüzzaman hazretleri, ittihatçıların bir yüzyılı etkisine alıp kasıp kavuracak olan ulusalcı paradigmanın İslam dünyasını sürükleyeceği keşmekeşlikten kurtarmanın reçetesini yazıyordu. Bu reçete aynı zamanda hasta olan Osmanlının sıkıntılarından kurtuluşunun çaresiydi. Birçok milleti bünyesinde idare ederken -mümkün mertebe- hukuklarını da muhafaza eden Osmanlı devletinin, ulus devlet modeline kayma sürecinde karşılaşacağı tehlikeleri bertaraf etmenin adresiydi. Ancak hem Abdülhamid dönemindeki idarecilerin, hem de İttihatçıların bu reçeteye kulak asmamaları, bir asrın kaybına sebebiyet vermiştir.

Tarihte olan olmuş, yanlış politikaların bedelini ümmet hep birlikte ödemişti. Bugün artık hesap ve kitap zamanıdır. Yaraları sarma zamanıdır. وَ اْلبَعْثُ بَعْدَ اْلمَوْتِ حَقٌّ ‘Ölümden sonra tekrar dirilmek hakikattır.’ sözünü toplumsal manada tahakkuk ettirmenin zamanıdır. Bediüzzaman........

© Risale Haber