menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bediüzzaman ve Muhammed İkbal’e Göre İçtihad ve Taklid (1)

5 0
previous day

İslam dininin diğer dinlerden ayrıldığı önemli bir nokta, bir konu hakkında nassın olmadığı yerde ictihada müsaade edilmiş olmasıdır.

İctihada müsaade edildiğini İslam alimleri hem Kur’an’dan hem de sünnetten delillendirmişlerdir. فَاسْأَلُوا أَهْلَ الذِّكْرِ إِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ ‘Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.’ (Nahl, 16/43) ayetinden alimler, bir konu hakkında alim insanların ictihad edebileceğinin hükmünü çıkarmışlardır.

Resulullah (s.a.v.) Muaz ibni Cebel’i Yemene Vali olarak gönderince, ‘Sana bir mesele gelirse nasıl hükmedeceksin? diye sorunca, Muaz; ‘Allah’ın kitabıyla hükmederim.’ dedi. Resulullah; ‘Eğer orada aradığını bulamazsan ne ile hükmedeceksin?’ Muaz; ‘Resullah’ın sünneti ile hükmederim.’ dedi. Resulullah; ‘Eğer orada da aradığını bulamazsan ne ile hükmedeceksin?’ Muaz; ‘O zaman kendi görüşümle ictihad ederim.’ dedi. Muaz, Resulullah’ın onun göğsüne vurarak; ‘Allah’ın elçisinin elçisini Allah’ın Resulunu razı edecek şekilde muvaffak eden Allah’a hamd olsun.’ dediğini söyledi.

Bu hadisten de alimler, Resulullah’ın ictihada açıkça müsaade ettiği hükmünü çıkarmışlardır.

İslam dini diğer dinler gibi doğmatik ve kalıpçı değildir. Canlı ve dinamiktir. Zamanla toplumda değişkenlik gösteren şartlara göre kendini uyarlayabilen bir dindir. Tabi bu yapılırken İslam dininin temel prensiplerini ihlal etmeden, ana organizmaya zarar vermemek şartıyla müctehidler tarafından yapılır.

İctihad meselesi, İslam tarihi boyunca usul kitaplarında ana bir başlık altında, günümüze kadar medreselerde okutulmuş ve her dönemin kendi meselelerini anlayabilecek, sorunlara ictihadlarıyla çözüm ve fetvalar bulabilecek müctehidler yetişmiştir. Bu müctehid allameler sayesinde ümmetin daraldığı veya sıkıntı çektikleri konulara çözümler bulunmuştur.

Bediüzzaman hazretleri de ictihad meselesiyle alakalı değerlendirmelerdeki ölçünün, ne ve nasıl olması gerektiği konusunda çok değerli ilmi bir risale telif ederek, İslam dünyasına günümüzün içinde olduğu şartları da gözönüne alarak yeni bir perspektif kazandırmıştır. Rasyonalizm dalgasının, eğitimde akılcı ve deneyci yaklaşımı öne çıkardığı bir dönemde, böyle bir risale ile Bediüzzaman, müslümanların ictihad meselesine duygusal bir bakış açısı yerine, realist bir bakış açısını kazandırmaya gayret etmiştir.

Neredeyse Bediüzzaman ile aynı dönemleri yaşıyan Muhammed ikbal de ‘The Reconstruction of Religious Thought in İslam’/İslami düşüncede tecdid adlı eseriyle İctihad meselesiyle ilgilenmiş, İslam toplumunun gelişmesinin temel parametresini ictihad ile özdeşleştirmiştir. Son beşyüzyıllık duraksamayı,[1] ictihadın İslam dünyasında ortadan kaybolmasına bağlamıştır. Dolayısıyla İkbal, İslam dünyasının yeniden ihyasını İctihad müessesesinin yeniden icra edilmesine bağlamıştır.

Bediüzzaman hazretleri........

© Risale Haber