menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çağ, sesini arıyor

7 0
29.01.2026

Hz. Mustafa’da Ses Bilgisi

Son yıllarda yapılan araştırmalarda körlerle iletişimin sağırlara göre daha kolay olduğu tespit edilmiş.

Hz. Mustafa (asm), “Gözleri var görmez, kulakları var işitmez, kalpleri var idrak etmez. Körler sağırlar, birbirini ağırlar.” denilen bir dönemde dünyaya gözlerini açmıştı. Takvimlere “Cahiliye Dönemi” olarak işlenen bu devirde, en yüce sözler kitabı Kur’an-ı Kerim, Kendi’sine en büyük mucize olarak verilmişti. Allah’ın katında sözden daha kıymetli bir şey olsaydı Kur’an yerine elbette o şey mucize olarak Hz. Mustafa’ya emanet edilirdi.

Hz. Mustafa, sözün emanetçisi ve taşıyıcısıydı. Sesin hakikate dönüştüğü yaşayan Kur’an idi. Varlığı çok sesli şahitler sahnesiydi; tüm varlığı ve varlığını kuşatan binlerce dil ile Rabbine, dolayısıyla en yüksek hakikate şahitlik ederdi.

Sesin Hz. Ali’ye söyledikleri

Hz. Ali, varlığın sesindeki mesajları ‘Yaşayan Kur’an, Hz. Mustafa’dan öğrenmişti. O bir ses sarrafı, ses uzmanı idi. Ne hâlde olura olsun, sesin taşıdığı anlamı hemen fark ederdi. Aynı harflerden oluşsa da, aynı sözler aynı anlamı çağrıştırmayabilirdi. Sözün de ihlâsı vardı. Değil mi ki ihlâslı bir batman söz, ihlâssız binler batman söze tercih edilirdi. Demek ki sözün kıymeti, içinde taşıdığı seste, ihlâsta saklıydı.

Hz. Ali’ye bir gün biri gelerek, “Seni seviyorum ey Ali.” demişti.

Hz. Ali şaşırmıştı. “Hayır, sen beni sevmiyorsun. Eğer beni gerçekten sevseydin, ‘Seni seviyorum.’ dediğinde kalbimde bir kıpırdanma olurdu. Ama o kıpırdanma olmadı.” şeklinde cevap vermişti.

Evet, insanı asıl etkileyen, kendini gerçeğe çağıran sestir. Ses, söyleyenin neresinden çıkarsa söylenenin orasına gider. Kalpten çıkan ses kalbe, dilden çıkan ses kulağa kadar gider. Kulaklarımız sesler yurdudur. Çoğu kez sesler bir duvar gibi kulağa çarpıp geri döner.

Sesini yitiren çağda söz enflasyonu

“Seni seviyorum” sözü, ancak gerçek sevilende karşılığını bulur. Önüne gelene, “Seni seviyorum.” diyen, herkese sevgisini dağıtmış olur. Bu durumda bu söz asıl muhatabına yetmez.

İşin özü; söz değildir etkileyen, sestir. Birçok söz, sese dönüşmeden erir gider. Ses nimettir, herkesi beslemez; sadece gerçek sevileni besler. O hâlde sesi ve........

© Risale Haber