menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ruhun Kronik Hastalığı Münekkidlik

27 0
03.07.2026

Hayatın her alanında, her köşe başında onlarla karşılaşıyoruz. Ne yaparsanız yapın, hangi doğruyu savunursanız savunun ya da hangi yanlışı düzeltmeye çalışırsanız çalışın, karşınızda hep aynı duvarı buluyorsunuz: Amansız, nefessiz ve acımasız bir tenkit ve bu dalgaya kapılıp başka hiçbir şey yapmayan insan yığınları veya müsveddeleri.

Günümüz tüketim toplumunda insanımızın önemli bir kısmı, müsbet ya da menfi, olumlu ya da olumsuz ayrımı yapmaksızın, önüne gelen her şeyi sadece eleştirmek üzerine kurulu bir yaşam biçimi geliştirdi.

Öyle ki, insan âdetâ ruhunu, fikrini ve nihayetinde bütün vücudunu bir "eleştirmen" kimliğine teslim etti ve münekkidlik bu insanda bir damar oldu artık terki mümkün olmayan.

Peki, bir insanı veya bir toplumu bu derece keskin, bu derece yapıcı olmaktan uzak birer "kusur avcısı" haline getiren şey nedir?

Cevap, entelektüel bir birikimde ya da yüksek bir farkındalıkta gizli değil. Tam aksine, bu durum doğrudan vicdanın bozulmasıyla başlayan ve zamanla ruhu esir alan kronik bir hastalığa işaret ediyor. Çünkü her şeyde kusur bulmayı bir refleks bir yaşam tarzı haline getiren bu insanlar, zamanla çok ağır bir bedel öderler: Takdir ve tebrik etme yeteneklerini tamamen kaybederler. Bunun neticesinde de yalnız, toplumdan izole, itici, antipatik, sevimsiz, istenmeyen bir kimlik kazanırlar.

Bir güzelliği alkışlayamaz, bir başarıyı gönülden kutlayamaz, samimi bir gayreti........

© Risale Haber