Musibetler neden başıma geliyor?
Sıkıntılar insana, ‘silkelen kendine gel’ der çoğu zaman. Çünkü insan ruh'tan ve hakikatten uzaklaştıkça bir Firavun bir Nemrut bir Deccal bir Süfyan olma yolunda adım adım çok sağlam şekilde ilerliyor. Tabiki Ruh'tan hak ve hakikatten uzaklaştıkça çeşitli sıkıntıılarla tekrar yola girmesi için ikazlar geliyor yoldan çıkan insana. Şimdiki zamanda küçük çeşitli sıkıntılar gelirken eski zamanda toplu olarak helak oluyorlardı. Hz. Peygamberimizin (asv) şu duası hürmetine helak olmuyoruz.
“Ben, Rabbimden, benim ümmetimi helâk etmemesini istedim. Rabbim benim bu duamı kabul buyurdu. Dedi ki: ‘Onların helâki kendi aralarında olacaktır. Günah işledikleri zaman ben onları birbirine düşürecek ve vurduracağım.’ Ben bunun da kalkmasını diledim; ama Rabbim, bunu kaldırmadı.” [1]
İnsanlar, Müslüman olsun olmasın hepsi Ümmet-i Muhammed'dir (asv).
Bu musibetler insanın özüne dönmesine, kendini bulmasına, Rabbini bilmesine ve Rabbine yönelmesine vesile olur. Çünkü insan daha çok sıkıntılarla acizliği ve fakirliğini, çaresizliğini hisseder. Gafletteyken, her şey yolundayken bunu unutabilir. Mesela nimetler içindeyken, her şey yerli yerindeyken, sağlığı sıhhati yerindeyken, bunlar hiç bitmeyecek gibi hisseder. Adeta kendini ölümsüzmüş gibi hissederek Hak ve hakikatler hiç aklına gelmiyor. Gaflet ağır basarak insanı dinsizcesine bir yaşantıya sürüklüyor. Tabi insan da buna farkında olmadan alışıyor.
“Merayı tecavüz eden koyun sürüsünü çevirtmek için çobanın attığı taşlara musab olan bir koyun, lisan-ı haliyle, ‘Biz çobanın emri altındayız. O bizden daha ziyade faydamızı düşünür. Madem onun rızası........© Risale Haber
