Mizahın Sınırları, Kutsallar ve Çifte Standartlar
Mizah, her dönem olmuş ve olacak olan bir şeydir. Peki mizah nedir?
Mizah veya gülmece, hayatın gülünç, çelişkili veya absürt yönlerini ortaya çıkararak insanları eğlendirmeyi, güldürmeyi ve genellikle düşündürmeyi amaçlayan bir iletişim, sanat ve düşünce türüdür. Olaylara farklı bir perspektiften bakmayı sağlar.
İnsanların, hakâretin ve ahlâksızlığın arkasına saklanacağı bir mazeret değildir.
Adamın ağzından pislik ve hakâret akarken “mizahtan korkuyorlar” diye kendini temize çıkarmaya çalışmak, ucuz bir oyundur.
Kutsal değerlere yönelik çirkinlik, moda veya “özgürlük” adı altında normalleştirilemez ve kabul edilemez.
Bir Müslüman olarak net tavrım şu: İslami değerler mizah konusu olamaz. Kur’an-ı Kerim, Peygamber Efendimiz (asv) ve İslami kavramlar tiye alınamaz, alay edilemez.
Kendince İslâmiyet'i araştırmak, sorgulamak başka bir şey, dalga geçmek ve edepsizlik bambaşka.
Bir Müslüman Hz. İsa’ya veya Hz. Musa’ya hakâret etmezken, bazılarının Peygamberimize karşı “atış serbest” davranması ve buna da "sanatsal özgürlük, düşünce özgürlüğü" demek ve bunun da arkasına sığınmak ayrı bir adaletsizliktir.
İslâmiyet dünya........
