Bezginlik-3
Fıtrat, Medeniyet ve Şer Tohumları Üzerine…
“Fıtrat-ı insan bir mezraa hükmündedir ki, secaya-yı hasene temayülat-ı şerriye ile beraber, daneler gibi dest-i kaderle içinde ekilmiştir. Bu daneler neşv-ü nema bulmak için bir suya muhtaçtır. Hevadan gelse, şer daneleri neşv-ü nema bulur. Şimdiki şu medeniyet-i habisenin heyet-i içtimaiyeye verdiği tesir gibi... Fıtraten -çendan- hayır ciheti galibdir, fakat sünbüllenmiş, semere vermiş on çekirdek, yüz değil bin kurumuş çekirdeğe galebe eder. İşte şunun çaresi: O bâb-ı fitneyi kapatmakla, suyu Hüda tarafından vermek lâzımdır.”[1]
Bediüzzaman, insan psikolojisini, toplum yapısını ve medeniyetin insan üzerindeki etkisini son derece derin bir şekilde özetler:
“Fıtrat-ı insan bir mezraa hükmündedir ki, secaya-yı hasene temayülat-ı şerriye ile beraber, daneler gibi dest-i kaderle içinde ekilmiştir…”
Bu ifadede insan, içinde farklı tohumlar bulunan bir tarlaya benzetilir. Bu tarlada hem güzel ahlâkın çekirdekleri hem de kötülüğe meyilli duygular bulunmaktadır. Çünkü insan, yalnızca meleklere benzer ulvî hislerle değil; nefis, heves, gadap ve şehvet gibi imtihan vesilesi olan duygularla da yaratılmıştır.
İnsan Fıtratındaki Çift Yönlülük
İnsan mahiyeti tek yönlü değildir. İnsanda:
Merhamet olduğu gibi zulüm,Tevazu olduğu gibi kibir,Fedakârlık olduğu gibi menfaatçilik,Hakperesttik olduğu gibi hodkâmlıkpotansiyel hâlde bulunabilir.
Bediüzzaman’ın “dest-i kaderle ekilmiş” demesi, bu istidatların insanın yaratılışına hikmetle yerleştirildiğini gösterir. Çünkü dünya bir imtihan meydanıdır. Eğer insanda yalnızca iyilik bulunsaydı, imtihanın ve iradenin manası kalmazdı.Ancak burada önemli olan, hangi tarafın........
