menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Atsız’ın Yanılgıları

35 0
13.04.2026

Fikir dünyamızda bazı metinler vardır ki, üzerinden onlarca yıl geçse de taşıdığı "hüküm" değil, "itham" yüküyle tartışılmaya devam eder. Hüseyin Nihal Atsız’ın 1964 yılında Ötüken dergisinde neşrettiği "Nurculuk Denen Sayıklama" başlıklı makalesi, bu türün en keskin örneklerinden biridir. Ancak bir fikri çürütmek; ona sıfatlar yakıştırmakla değil, o fikrin ana kaynağına inip tutarsızlıklarını ispat etmekle mümkündür.

Atsız’ın kaleminden dökülen ağır ithamları, Said Nursi’nin bizzat kendi eserleriyle teraziye koyduğumuzda, karşımıza ideolojik bir körlükten körkütük bağnazlıktan öteye geçemeyen bir "isnad hatası" çıkmaktadır.

Atsız yazısının hemen hemen tutulacak bir yeri yoktur. Çünkü Atsız ve Nursî farklı ideolojilerin isimleridir. Ama birisinin omurgası olmayan diğeriyse omurgalı bir duruş sergileyen isimleri. Atsız kendinden sonra itham ve iftiralarla örülmüş yazısının neticelerini görmeyeceğini bildiği için nasılsa öldükten sonra bir şeyi duymam mantığıyla hareket ettiği kalem oynattığı her yerinden belli. Tıpkı Turan Dursun, Neda Armaner gibi. O zaman ceplerini doldurup kendi mahallelerinden taktir ve taltif gördüler. Her neyse mevzuya dönelim. Omurgasızlarla işimiz şimdi mevzu bahis değil.

Atsız yazısında pardon ithamlarında diyor ki: Milliyetçilik: Bir Bayraktarlık Meselesi...

Atsız’ın en temel iddiası, bu hareketin yani Nurculuğun Türk milliyetçiliğine düşman olduğudur.

Oysa Said Nursi, Mektubat’ta (26. Mektup) [1] milliyetçiliği "müspet" ve "menfi" olarak ikiye ayırırken; Türk milletini "Kur’ân’ın bin yıllık bayraktarı"[2] olarak tavsif eder. Hatta daha önceleri isyan etmek için gelenlere de "Türk Milleti asırlardan beri İslâmiyet'e hizmet etmiş ve çok veliler yetiştirmiştir. Bunların torunlarına kılınç çekilmez, siz de çekmeyiniz; teşebbüsünüzden vazgeçiniz. Millet, irşad ve tenvir edilmelidir!" diye cevab gönderiyor." [2] diyerek cevap veriyorum. Bunu görmeden okumadan kalem oynatan Atsız kendi bindiği dalı kesmiştir.

Nursi’ye göre Türklük, İslam ile öylesine mezcolmuştur ki, bu iki ruhu birbirinden ayırmaya çalışmak aslında Türk’ün tarihsel misyonuna ihanettir. İslâmiyet'in ilk zamanlarında Türklerin İslâmiyet'e girmesiyle Türkler Türklüğünü muhafaza ederek İslâmiyet'in adâlet ve cihad kılıcını devralmıştır. Tabi işine........

© Risale Haber