Ölmek kader midir?
Yaşamak üzere Cenab-ı Allah tarafından bahşedilen bu hayatımızın elbette bir sonu olacaktır. Çünkü yüce yaradan Kur'an'ı Kerim'de bize bunu Ankebut süresi 57.ayeti ile bildirmiş. كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ اِلَيْنَا تُرْجَعُونَ (Her can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.) Bu sebepledir ki biz nefis sahibi olan insan oğlu gelmiş olduğumuz bu misafirhaneyi vakti geldiğinde bırakıp gideceğiz.
Kimimiz için vakitli olurken bu gidiş, kimimiz için vakitsiz olmaktadır. Bazen bir yangında, bir depremde, bir selde, bir kazada veya adı henüz konulmamış bir hastalıktan ölebiliyor insan.
Sebepler vesilesiyle ve Kader-i İlahi’nin takdiri ile son bulacak olan bu hayat yolculuğumuzun son durağının nerede ve nasıl olacağını bilmemiz mümkün değildir.
Büyük heves ve hırslarla bağlı olduğumuz bu dünya hayatı iki nefes arasıdır. Alırsın ve verirsin. Ne aldığın nefes senindir ne de verdiğin nefes senindir.
Dünya üzerinde yaşayan 8 milyara yakın insanın yegâne ve tek sahibi olan yalnız ve yalnız Allah Azze ve Celle'dir. Bütün kâinat O’nun mülküdür ve mülkünde tek tasarruf sahibi kendisidir. Ölümsüz olan sadece Allah'tır.
Bazen çevremizde yaşanan ölümlerin sebebini sorarken veya çeşitli sebeplere bağlarken -yüz bin kere haşa- bunun kader olmadığını beyan eden kişilerle........
© Risale Haber
