Üç güzellik
Bir zaman birine gittiğimde onu hep Kur'an okurken bulurdum, işlerin yoğun olmadığı saatte dükkanı temizledikten sonra başlıyor olmalıydı okumaya. Merak bu ya sorardım “okuma, ezberleme, nasıl başladı” diye, çay eşliğinde sürerdi sohbet... Kırmızı çay içilir de kırmızı kitaplardan bahsedilmez olur muydu, feyizli, bereketli, sürürlu saatler olurdu...
Yine aynı zaman dilimlerinde başka birine ziyarete gittiğimde Kur'an'ın anlamı üzerine konuşurdu. “Bu ara şu ayet gündemimde” der Arapçasını okur sonra kelime manasını verir, sohbeti uzun sürdürmezdi çünkü işi yoğundu. Bunun için haftada bir günün belirli saatlerini buna ayırmış, hoca eşliğinde Arapça ve mana üzerine çalışıyordu. "Bütün........
