Şahin Doğan'ın Sorusu ve Bir Tavzih
Şahin Doğan Beyi, kitaplarını tanıtmak için, bu köşemizde zaman zaman misafir ediyoruz. Bu sefer ise, 7 Nisan'da yine kendi köşesinde çıkan bir yazısındaki soruları dolayısıyla misafir ediyoruz. Risale-i Nurları okumuş ve biraz da Nurlarda derinleşmiş olmasından dolayı, Şahin Bey'in sualleri, bu fakire göre önemli. Onun sorularını, mevzunun tartışılması ve daha iyi anlaşılması adına ayrıca anlamlı buluyorum. Bazen "ehl-i dalâletin vekili" adına da olsa, Nurlarda bazı sualler de zaten bu manaya hizmet etmiyor mu?
İmam-ı Gazali ve üstadın görüşleri olarak verilen ve sualin geçtiği metni kısmen aktarıyorum: "Her faaliyet Allah'ın fiilidir. Allah, her an kâinattaki her şeye müdahildir, her faaliyet Allah'ın fiilidir. İnsanın tesiri mecazidir. "Siz öldürmediniz, Allah öldürdü. Sen atmadın Allah attı." gibi bazı âyetler, bu yaklaşımı destekler nitelikte. Bunlar doğru ise; o zaman bütün zulümler, cinayetler, savaşlar, nahoş haller, bütün bunları işleyen, yaratan, harekete geçiren bizzat Allah mıdır? Bu fiillerdeki te'sir-i hakiki Allah'a ait ise; o hâlde mesela bir adam bir çocuğu paramparça etmeye niyet ediyor, bundan sonra yaptığı her şey, Allah'ın fiili mi oluyor? O zaman Allah bu kötülüklerden nasıl münezzeh oluyor?"
Evet, Şahin Doğan Bey'in bu tarz suallerini soran veya aklından geçiren itirazcılar veya Şahin Bey gibi iyi niyetle öğrenmeye, anlamaya çalışan belki epeyce insan var. Bu tarz suallerin sahipleri ile olan münazara veya sohbetlerimizde, iyi niyete bakmak lazım. Mesela sualini sorup cevabı dinlemek yerine, yeni suallerin hazırlığı ile meşgul zihinlere, bir şey anlatmak zor. Ama öğrenmek, anlamak için gayret gösterenlerden, şimdiye kadar kaybeden görmedim.
Önce Allah'ı bilmeyen, tanımayan, O'nun merhamet ve şefkatiyle yüz yüze gelmemiş, onlardan bihaber, yani baştan kaybetmiş olanlara bir şey anlatmak zor. Evet, görünüşte nahoş hadiselerin arkasındaki merhamet ve şefkati bilmek, görebilmek önemli. Elindeki neşterle hastasını ameliyat eden bir hekimi, uzaktan seyreden bir adam, hekimin hastayı mesela çocuğu paramparça ettiğini ve böylece büyük bir zulme imza attığını zanneder. Bilmez ki bu muamele uzaktan bakınca öyledir ve hekim hastasına senden daha şefkatle muamele eder. Oradaki çirkinlik, sadece uzaktan seyrettiğimiz hadisenin bize bakan yönündedir. Sen, her an kucağında taşıdığın, büyütüp beslediğin, hatta kuyulardan kurtarıp evine aldığın birine durup dururken zulmedip paramparça eder misin? Senin yapmadığın bir şeyi Allah'tan nasıl beklersin?
Eşyanın mülk, yani bize bakan; bir de melekût Allah'a bakan cihetleri var. Paramparça edilen çocuğun bir kere sahibi, onu yokluktan varlığa getirip donatanı, yediren içireni kim? Bizim acıyıp üstüne sualler ürettiğimiz çocukla........
