menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hazır Lezzete Odaklı Hayattan Nasıl Kurtulacağız?

7 4
19.03.2025

Çok değerli âlim bir arkadaş, bir öğrenci topluluğuna hitap ederken, onlara, "Gençler niçin namaz kılmaz, namazla pek ilgili değiller?" sorusunu sorar. Gençlerden biri de bu suale cevaben, "Hocam, namazın ücreti peşin değil de onun içindir" der.

Gencimiz, bu düşündürücü cevabı ile aslında asrın 'an'a ve görsele odaklı, hepimizin derece derece müptela olduğu, tedavisi zor iki hastalığına işaret ediyor. 'An'a odaklı nefis, âkıbeti görmez. Bir dirhem hazır lezzeti, ileride bir batman lezzetine tercih eder. Hazır bir tokat korkusundan, ileride bir sene azaptan daha ziyade çekinir. Bir insanın müddet-i ömründe, dünyadan aldığı bütün lezzetler toplansa, ebedî hayatta alacağı lezzetlerin sinek kanadı kadarına bile denk olmadığı halde, aklı başında bir insan dünyanın basit lezzetlerini niçin tercih eder? Yani şimdi tokat yemeyeyim de ileride bir sene azap çekmeye razıyım, der. Hissiyat aklı körleştirince, akıl böyle bir maskaralığa insanı razı ediyor maalesef.

Buna kısmen şahit olmuşluğumuz vardır. Gecenin geç saatlerinin birinde, Trabzon'un meydan civarından geçmemiz icap etmişti. Geç saatlerde de o civarda, sarhoş çok olur. Hatta bunun latifesini de, "Geç saatlerde dışarıda ya bir nurcu ya da bir sarhoş olur." diye de yaparız. İşte, Trabzon Meydanda böyle birkaç sarhoşa denk gelmiştik. Hemen, yukarıda işaret edilen hakikati denemeye niyetlenmiş ve önümüze çıkan ilk sarhoşa, "Şimdi sana bir lokma baklavayı mı yoksa bir saat sonra bir kilo baklavayı mı versek memnun olursun?" diye sorduk. Sarhoş hiç tereddüt etmeden, "Abi, hazırı kaçırır mıyız, hazır ya bir lokma olsun" cevabını vermişti. Anlık lezzetlere müptela tevehhüm, heves ve hissiyat-ı insaniye, akıl önüne geçmiş; nefsin de yardımıyla, nazarı ileriye dönük kalp ve akıl susmuştu.

Peki değil ahirete, bir saat sonrasına da insanın kör hissiyatı razı olmuyor. İşte üstad, Risale-i Nurlarda, hissiyatın hâkim olduğu insanların 'an'a odaklanıp görselliğini öne çıkardığı böyle bir asırda, insanları hem fenalıktan vazgeçirmek hem de insanların yüzünü geçici lezzetlerden ebedî lezzetlere çevirmek için, hissiyat-ı insaniyeyi de teslime zorlayan, muvazene esaslı yeni bir izah tarzını ortaya........

© Risale Haber