menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İlim ve Nur İlişkisi-2

34 0
05.03.2026

Evet, insanın sonsuz mutluluklar, sonsuz nurlar, sonsuz güzellikler, sonsuz hayat ve nimetler isteyen ruhunu, Allah’tan başka kim teselli edebilir? Hem insanın sonsuz korkular, sonsuz endişeler, sonsuz tereddütler, sonsuz eziklikler, sonsuz çâresizlikler hisseden ve cayır cayır yanan ruhuna Allah’tan başka kim ve ne ferah verebilir, onu teskin edebilir? Hem insanın diğer insanlara, hayvanlara, bitkilere, cinlere, ruhanilere, geçmiş ve gelecek zamanda yaşayanlara dair endişelerini, üzüntülerini, korkularını, ızdırap ve acılarını, kim dindirebilir? Allah’tan başka hangi külli kudret, hangi külli irade, hangi külli ilim sahibi bunları insana azap olmaktan çıkartabilir? Hem her bir insandaki beka aşkı, ebediyet arzusu, sonsuz mutluluklar arayışı ve tatminsizlikler Allah’tan başka ne ile giderilebilir? Evet bütün bunlar ancak Allah ile çözülebildiği için Kur’an bütün inatları ve temerrüdleri kırarak şöyle der: “Uyanın! Aldanmayın! Kalpler ancak Allah’ı anmak ve Onunla bağlantıya geçmekle mutmain olabilir.”[1] Bu itminan, bir manevi kanun olarak tarih boyunca bütün insanlıkça tecrübe edilmiş bir gerçektir. Hem Kur’an bu noktada yine değişmez ve zaman-üstü bir realiteyi akıl, kalb ve ruhlara nakşeder: “Allah’ın nur vermediği kişi hiçbir nura eremez.”[2]

Evet, nura ermeyende korku kaçınılmazdır. Allah’tan kaçanın, Onun emir ve yasaklarının tersini yapanın dünyası daha da karardığı, hatta cildinin dahi kararmaya başladığı insanlık tarihi boyunca tecrübe edilmiş bir meseledir. Böyle kişiler vehimlerin, panik atakların, korkuların, sinir veya tutkuya dayalı takıntı veya nevrozların esiri, kölesi, mahpusu olduğu da bilinen ve halen gözlenen bir realitedir. Allah’tan uzak bir hayat, derecesine göre zifirî karanlıktır; Allah ile bir hayat ise, derecesine göre bir nûr âlemidir.

Evet insan mutlak karanlık olan mutlak yokluk ile mutlak nur olan, Allah arasında bir gidiş geliş yaşar. İnsanın benliği ve nefsi, onu karanlık ve yokluğa çeken yönleri iken; insanın aklı, kalbi, vicdanı ve ruhu, onu Ezelî ve Ebedî, Mutlak ve Kuşatıcı Nur’a yönlendiriyorlar. O Ezelî Nûr’a yaklaşmanın, Onun nuruyla boyanmanın en kısa yolu secdedir. Yani “Ben, Sensiz hiçim, yokum! Sensiz hayatım yokluk karanlıkları, hiçlik ızdırapları ile dolu” şeklinde bir hissedişle Allah’ın huzurunda silinme ve sönmedir. O secde ânı hadiste bildirildiği üzere “Kulun, Rabbine en........

© Risale Haber