menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hz. İdris’e (AS) Gelen Sayfalar

11 0
03.07.2026

Kutsal Metinlerin Aydınlatıcı Mahiyeti ve Kutsal Olmayan Metinlerin Karanlık Yapısı-3

Kutsal metinlerden birisi de Hz. Peygamber’in (ASM) bildirdiği üzere Hz. İdris’e (AS) ait sayfalardır. Hz. İdrîs’in (AS) suhufundan bir bölüm şu şekildedir:

“Bundan sonra İdrîs, bir kitaptan konuşmaya başladı. İdris şöyle dedi: ‘Sâdıklığın çocukları, dünyanın seçilmişi ve doğruluk ile dürüstlük ağacı hakkındadır. Çocuklarım, size bunlara dair konuşacağım ve bunları size açıklayacağım. Ben, İdris’im. Bana gösterilenin sonucunda, göksel rü’yetimden ve kutsal meleklerin seslerinden bilgi edindim ve gökteki levhada hikmet sahibi oldum.” Sonra İdris, bir kitaptan konuşmaya başladı ve şöyle dedi:

“Hüküm ve sadıklık sabırla beklerken, ilk haftanın yedinci gününde doğdum. Fakat benim ardımdan ikinci haftada büyük bir sapkınlık çıkacak ve sahtekarlık alıp yürüyecek. O hafta, ilk olanın sonu gerçekleşecek ve insanoğlu bundan kurtulacak. Fakat ilk olan tamamlandığında, adaletsizlik büyüyecek ve ikinci hafta süresince O, hükmünü günahkârlar üzerinde yerine getirecek.[1]

Arkasında üçüncü haftada, bitişi esnasında, sadık hüküm ağacından bir adam[2] seçilecek ve onun ardından sonsuza dek Sadıklık Ağacı[3] bitecek. Bunun ardından dördüncü hafta da tamamlanırken kutsalın ve sadığın rüyetleri görülecek. Nesiller boyu neslin düzeni[4] tesis edilecek ve onlar için bir mesken inşa edilecek. Sonra beşinci hafta tamamlanırken, ihtişamın ve hâkimiyetin evi[5] sonsuza dek yükselecek. Ondan sonra altıncı haftada, içindeki herkes kararacak, hepsinin kalbi hikmeti unutmuş olacak ve içinden bir adam yükselecek.[6] Tamamlanışı esnasında o, hâkimiyetin evini[7] ateşle yakacak ve seçilmişin tüm ırkı dağılacak. Arkasından yedinci haftada, sapkın bir nesil yükselecek. İşleri bol ve sapkın olacak. Tamamlanışı esnasında, ezelî sadıklık bitkisinden sadıklar seçilecek ve onlara Onun tüm yaratılışının yedili öğretisi verilecek.

Arkasından zalimler üzerine hüküm ve adalet getirmek için kılıç verileceği bir başka hafta daha, sadıklığın sekizincisi olacak. Bitişiyle doğruluklarıyla meskenlerine sahip olacak sadıkların eline günahkârlar verilecek. Yüce Melîk’in evi kutlamalar için sonsuza dek tesis edilecek. Bunun ardında dokuzuncu haftada, sadıklığın hükmü tüm dünyaya açıklanacak. Küfre dair her iş dünya üzerinden yok olacak. Dünya yıkım için işaretlenecek ve bütün insanlar dürüstlük yolunu bekleyecek. Bunun arkasında, onuncu haftanın yedinci gününde, Gözcüler’e infaz edilecek ebedî hüküm olacak ve meleklerin arasından sonsuz geniş bir gök ortaya çıkacak.

Eski gök ayrılacak ve gidecek, yeni bir gök gelecek ve tüm göksel güçler, sonsuza dek, yedi kat daha fazla parlayacak. Ardından benzer şekilde sadıklık ve dürüstlük içerisinde ebediyen var olacak başka haftalar da olacak. İlelebet günahın adı artık anılmayacak.[8]

[Dikkat edilirse metindeki “hafta” tabiri semboliktir. Bilinen yedi günlük periyodik dönem değildir. Metin Hz. İdris (AS) öncesi ve sonrası ile bütün insanlığın ömrünü “10 hafta” olarak göstermektedir. Hz. İdris kendini “ilk haftanın yedinci günü doğmuş” olarak ifade etmektedir. Ayrıca “Benim ardımdan ikinci haftada büyük bir sapkınlık çıkacak ve sahtekârlık alıp yürüyecek. O hafta, ilk olanın sonu gerçekleşecek” cümlesi sembolizmi teyit eder. Çünkü bir haftanın yedinci günü doğuş, haftanın son günü doğmak demektir. Hafta o gün itibarıyla biter. Fakat Hz. İdris, “İkinci haftada ilk haftanın sonu gerçekleşecek” diyor. Hakikatte ilk hafta bitince ikinci hafta başlar. Bu girift cümlelerden Hz. İdris’in suhufunda “hafta” ifadesinin 1000 yıllık veya farklı rakamdan meydana gelen bir dönem, bir periyod olduğu ve sahip olduğu içerik ve etkinin diğer hafta içinde de devam edebildiği anlaşılmaktadır. Eğer Hz. Peygamber’in (SAV), sadık bir rüyaya dayanarak ifade ettiği “Hz. Âdem’den kıyamete kadarki süre 7000 yıldır” cümlesi baz alınırsa, buradaki 10 haftanın her biri 700 yıllık bir zamanı ifade eder.

Bu çerçevede cümlelere bakılırsa Hz. İdris (AS), ilk 700 yıllık periyodun sonlarına doğru dünyaya gelmiştir. Hz. İdris’in (AS) vefatından sonra “sapkınlık ve sahtekârlık çoğalacak”, Hz. Nuh (AS) ve Tufan hadisesi insanlığın 700-1400. yılları arasında zuhur edecektir. Metinde tufan hadisesi “O hafta, ilk olanın sonu gerçekleşecek ve insanoğlu bundan kurtulacak.” şeklinde ifade edilmiştir.

İnsanlığın 1400-2100’lü yıllarını ifade eden 3. dönemin sonunda “sadık hüküm ağacından bir adam seçilecek ve onun ardından sonsuza dek Sâdıklık Ağacı bitecek” denilmektedir. Burada bahsedilen kişi, Hz. İbrahim’dir (AS). Ki Kur’anda Onun “Vec’alli lisâne sıdkın fi’l-âhirîn”[9] (Allah’ım, bana ardımdan, insanlık dünyasında sıdkı, sıddıkıyeti ve sadakati ile anılmayı nasip et!) şeklinde bir duası aktarılır. Duasının makbul oluşu da “Vezkur fi’l-kitâbi İbrahim innehu kâne sıddîkan nebiyya”[10] (Kitapta İbrahim’i de an! Hakikaten o sıddîk bir nebi idi) şeklinde ifade edilir. Bu manada Hz. İdris’in (AS) suhufunun bildirdiği üzere “sâdıklık ağacı” ile ifade edilen sadakat hakikatinin sembolü, Hz. İbrahim’dir (AS). Ayrıca bu metin, rüya sembolizmine tam uygun olarak hakikati, bir ağaca benzetiyor. Evet hakikat, kökü varlık âleminde sâbit olan, dal ve budakları Misal âleminde, meyveleri Ahirette bir ağaçtır. Sadakat da sabit bir hakikat olduğu için metinde “sâdıklık ağacı” şeklinde ifade edilmiştir. Metne diğer yönden bakılırsa “onun ardından sonsuza dek Sâdıklık Ağacı bitecek” deniliyor. Bir insanın ardı, “sırtı ve beli” dir. Sırt ve bel ise, geleneksel tıpta ve Kur’anda bildirildiği üzere, üreme hücrelerinin yaratıldığı beden bölgesidir. Bu çerçevede bu cümle Hz. İbrahim’den (AS) doğacak ve sadakati ile meşhur olacak bir çocuğa işarettir, diye anlaşılabiliyor. Ki bu çocuk Kur’anda “Vezkur fi’l-kitabı İsmail innehu kâne sâdıka’l-va’di ve kane resulen nebiyya”[11] (Kitapta İsmail’i de an! Hakikaten o vaadinde sâdık idi ve o resul bir nebi idi) denilen Hz. İsmail’dir (AS). Hz. İbrahim’e (AS) Meryem suresinde “sıddık nebi” denilmesi, aynı surede Hz. İsmail’e (AS) “vaadine sâdık resul bir nebi” denilmesi, nübüvvete göre risaletin daha ileri bir seviyede bulunması, sıddıkıyete göre sâdıkıyetin daha ileri bir seviye olması gösterir ki “sâdıklık ağacı” Hz. İsmail (AS) olmalıdır. Sadakat hakikatinin sembolü, Hz. İsmail’dir (AS). Ayrıca Hz. İsmail (AS) ve nesli ile sonsuza dek sâdıklık ağacı bitecek denilmesi, Onun neslinden gelecek, hayatı sıdk ve sadakat esasları üzere geçecek, “emîn” lafzıyla toplumunda tanınacak Ahir Zaman peygamberi, Onun sıddık ve sâdık ümmetine de işaret etmektedir, denilebilir.

İnsanlığın 2100-2800 yılların arasındaki dördüncü hafta tamamlanırken sâdakat ve sıdkın mahsulü olan ilim ve hikmet insanlık dünyasında görüleceği metinde “dördüncü hafta da tamamlanırken kutsalın ve sadığın rüyetleri görülecek” şeklinde belirtilir. Abdülkadir Geylani’nin Gavsiye Risalesi’nde belirtildiği üzere “Şuhud ve rü’yet ilimsiz........

© Risale Haber