‘Bu medresemi üstün faziletli ve üstün kabiliyetli talebelerine vakfettim’
Geçen ay İstanbul’da düzenlenen “Yetenek ve Zekâ Zirvesi”nde bir bilim insanının gündeme getirdiği üstün yetenekli bireylerle ilgili çarpıcı bir tespit çok dikkatimi çekmişti. İnsan ilişkilerinde ve hayata bakışta sadece zekanın yeterli olmadığı bunun yanında duygusal zekanın gereği üzerinde duran konuşmacı “Kişi zeki ve çalışkan oluyor, bilgisayar mühendisi oluyor, hackerlik yapıyor; kimyacı olmuş, sentetik uyuşturucu yapıyor; hekim olmuş yenidoğan çetesi kurup daha bebek yaşta olan çocukları istismar ediyor, onların hayatlarıyla oynuyor, demek ki zeki ve çalışkan olmak yetmiyor, insanlara bunların yanı sıra erdem ahlakını öğretmek gerekiyor.” Diyordu. Konuya ülkemizde cereyan eden son hadiseler doğrultusunda baktığımızda bu fikirler hiç de yabana atılır cinsten değil ve bahsi geçen bu düşüncelere katılmamak mümkün değil doğrusu.
Bu cümleler bana Kanuni’nin bir medrese kitabesinde geçen sözlerini hatırlattı. İstanbul Şehzadebaşı Camii avlusunda bulunan - şu an Suffa Vakfı Genel merkez Binası ve Gençlik Merkezi olarak kullanılan-........
