Sen misin korkan?
Olmayacak şeylerden korkmak… Yaşamayanımız yoktur herhalde. Evet, fobiyi kasdediyorum. Günümüzde öyle sıradanlaşmış ki bu sözcük, insanlarla tanışırken bile hangi yemeği seversin dercesine “Hobilerin nedir? Peki ya fobilerin?” diye sorar olmuşuz.
Kısaca fobi nedir? Kimsenin korkmadığı şeylerden korkmak durumudur. Buradaki “şeyleri” nesne olarak kabul edebiliriz. Kedi, köpek, örümcek, yükseklik vs… Ve pek tabi korktuğumuz zaman o nesne ile yüzleşmekten çekinip, kaçarız. Bu kaçınma hali ise gündelik hayatımızı zorlaştırır ve hatta bazen ızdırap haline dönüştürebilir. Şimdi söyleyeceğimi sadece korku duygusu için değil tüm duygularımız için kabul edin lütfen. Herhangi bir duygumuz gündelik hayatımızı sıkıntıya sokmaya başladıysa orada bir sapma gerçekleşmiştir. Yani duyguyu haddinden fazla büyüten bir takım düşüncelere boğulmuş ve kendimizi farkında olmadan bir bataklığa saplanmış gibi hissetmeye başlarken bulabiliriz. Evet fazlalıklar her zaman için insana zarar verir. Duygularımızı istikamette, kullanım alanlarına ve dozuna göre yaşayalım ve kontrol edebilelim diye Allah biz insanlara düşünme becerisini vermiştir. Öyleyse hadi gelin biraz düşünelim ve sevgili korkuyu buyur edelim seans odamıza.
İlk gözümüze çarpan o ki; kuvvetli bir işbirlikçisi var. “Ön yargı.” İnsan otomatik olarak birşeylerden korkuyorsa, bu durum kişinin otomatik ön yargılarının sahneye çıkması ile ilgilidir. Sezgilerimizin algıladığı korku nesneleri, sezgilerimizin radarına giren korkuyu aktive eder. Kısacası ön yargılarımız........
