Bediüzzaman’ın Ağabeyi, Hocası ve Talebesi: Molla Abdullah Nursi-2
Değerli dostlar! Bu yazımızda Molla Abdullah Nursi Ağabeyin ilmi hayatını, yazdığı eserleri, ailesi ve hayatının son yıllarını anlatmaya çalışacağız inşaallah.
Bediüzzaman Said Nursi, ağabeyi Molla Abdullah Nursi’yi insaflı ve müdakkik bir âlim olarak vasfetmiştir. Bu ifadeleri ağabeyiyle aralarında geçen bir muhavereden sonra kullanmıştır. Bediüzzaman, söz konusu muhavereyi şöyle dile getirmiştir: “Bundan kırk-elli sene evvel, büyük kardeşim Molla Abdullah (Rahmetullahi Aleyh) ile bir muhaveremi hikâye ediyorum: O merhum kardeşim, evliya-i azîmeden olan Hazret-i Ziyaeddin (Kuddise Sırruhu)nun has müridi idi. Ehl-i tarîkatça, mürşidinin hakkında müfritane muhabbet ve hüsn-ü zan etse de makbul gördükleri için o merhum kardeşim dedi ki: "Hazret-i Ziyaeddin bütün ulûmu biliyor. Kâinatta, kutb-u a'zam gibi her şeye ıttılaı var." Beni, onunla rabtetmek için çok hârika makamlarını beyan etti.
Ben de o kardeşime dedim ki: "Sen mübalağa ediyorsun. Ben onu görsem, çok mes'elelerde ilzam edebilirim. Hem sen, benim kadar onu hakikî sevmiyorsun. Çünki kâinattaki ulûmları bilir bir kutb-u a'zam suretinde tahayyül ettiğin bir Ziyaeddin'i seversin; yani o ünvan ile bağlısın, muhabbet edersin. Eğer perde-i gayb açılsa ve hakikatı görünse, senin muhabbetin ya zâil olur veyahut dörtte birisine iner. Fakat ben o zât-ı mübareki, senin gibi pek ciddî severim, takdir ederim. Çünki sünnet-i seniye dairesinde, hakikat mesleğinde, ehl-i imana hâlis ve tesirli ve ehemmiyetli bir rehberdir. Şahsî makamı ne olursa olsun, bu hizmeti için ruhumu ona feda ederim. Perde açılsa ve hakikî makamı görünse, değil geri çekilmek, vazgeçmek, muhabbette noksan olmak; bilakis daha ziyade hürmet ve takdir ile bağlanacağım. Demek ben hakikî bir Ziyaeddin'i, sen de hayalî bir Ziyaeddin'i seversin." {(Haşiye): Çünki sen muhabbetini ona pek pahalı satıyorsun. Verdiğin fiatın yüz defa ziyade bir mukabil düşünüyorsun. Halbuki onun hakikî makamının fiatına, en büyük muhabbet de ucuzdur.}
Benim o kardeşim insaflı ve müdakkik bir âlim olduğu için, benim nokta-i nazarımı kabul edip takdir etti.”1
Molla Abdullah’ın müdakkik bir alim olduğunu Şeyh Fethullah Verkanisi’nin onun hakkında söylediği şu sözlerden anlıyoruz. Konuyu Araştırmacı Yazar Salih Okur şöyle aktarmaktadır: “Değerli Seydalarımızdan Molla Şerif Arslan Hocaefendi 15.09.2019'da, merhum Şeyh Fethullah Verkanisi'nin, Bitlis'te ilk icazet verdiği mollası olan Molla Abdullah Nursi hakkında dediği güzel bir sözü naklettiler; "Şeyh Fethullah Verkanisi demiş ki; "Molla Abdullah Nursi ve Şeyh Reşid, eğer Allah bunların icazetlerinin sevabını bana yazsa yeterlidir. Diğer melaların icazesinden ise bana günah gelmese yeterlidir." Üstad Bediüzzaman'ın ağabeyi olan Molla Abdullah Efendi hakkında merhum Şeyh Asım Ohini Birketü'l Kelimat adlı eserinde (s. 278); "Mela Abdullah Nursi'nin çok sayıda eseri vardır. Fakat Mela Halil'in "Mafuvat Şerhinden" başka elimizde bir eseri yoktur. Kendisi (Allah rahmet eylesin) büyük bir fıkıh âlimiydi. Fıkhî fetvalara çok hâkimdi" diye bahsetmektedir.”2
Nurs halkından alınan bilgilere göre Molla Abdullah ve kardeşleri Nurs Camii’nde imamlık yapmışlardır. Nurslu Hacı Faris Arslan: “Bizim Nurs’un camisi ve bizler çok şanslı ve talihli kişileriz. Çünkü bizim Nurs camisinin meşhur imamları, Molla Said-i Menşur, Abdülmecid Efendi, Molla Abdullah ve Molla Mehmed’dir.”3
Abdülmecid Nursi’yi yakından bilen merhum Araştırmacı Yazar Halil Uslu şunları yazar: “Van Hayatı dönemi, Abdülmecid Efendinin en maceralı dönemlerinden biridir. Ağabeyi ve Üstadı ile birlikte Bitlis’te Ruslara karşı savaşmıştır. Bu savaşta yeğeni Ubeyd şehit, ağabeyi Hazreti Bediüzzaman esir düşmüşlerdir. Abdülmecid Efendi, kardeşleri Molla Abdullah ve Hanım (Alime) Rus istilasından kurtularak Şam şehrine intikal ederler. Orada bulundukları yıllarda, ağabeyi Molla Abdullah ile Hacc’a giderler. Hac dönüşünde yolda Arap şakileri kervanı basarlar. Canlarını zor kurtarırlar. Bin bir güçlükle tekrar Şam’a geri dönebilirler.”4
Bu ifadelerden Molla Abdullah’ında Birinci Dünya Savaşına katıldığını söyleyebiliriz. Ancak savaşa nasıl katıldığı konusunda bir bilgiye ulaşamadık. Ancak büyük ihtimalle ya kardeşi Bediüzzaman’ın Kürt Milis Albayı olarak kumandanlık yaptığı Keçe Külahlılar ile veya şeyhi olan Hazret Ziyaeddin komutasındaki gönüllülerle savaşa katılmıştır.
Devlet Arşivlerine baktığımızda Molla Abdullah’ın Birinci Dünya Savaşı başlangıcında Ermenilerin yaptığı katliamlarda şahitleri dinleyen yetkililer arasında olduğunu görmekteyiz. İmzasını da Ulemadan Bediüzzaman Said-i Kürdi’nin biraderi Molla Abdullah olarak attığını görmekteyiz.5
Kaynaklarımız Molla Abdullah Nursi’nin eğitimine dair bilgiler verirken 1882 senesinde Tağ Medresesinde6 olduğunu söyler. 1888 yılında da........
