menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Muhafazakarlık Eriyor

11 0
03.06.2026

Muhafazakârlık muhafaza etmekle, korumakla alakalıdır. Birilerine karşı geleneksel yapıların korunmasını istemek muhafazakâr bir düşünceyi doğurmuştur.

Fransız İhtilalinden sonra devrimcilerin tüm kurumları yıkarak yeni bir düzen kurmak istemeleri muhafazakârlığı körüklemiştir.

Fransız İhtilali’nden sonra Fransa’da oluşan kargaşa dönemini sonlandırmak isteyen Napolyon Cod Civil’i (medeni hukuku) uygulamaya koymuş ve sonrasında kiliseleri kapatmış, papazların elbiselerini değiştirmiş, kiliselerde Hristiyan dini üzerine nikâh kıymayı kaldırmış, dinî bayramları engellemiş, mezhepleri anımsatan elbiselerin giyilmesini yasaklamış, dinî yapıların inşasına izin vermemiştir.

Bu yenilikçi yaklaşım nedeni ile halkta eskiyi koruma, muhafaza etme fikri oluşmuş, bu duygu ve düşünceyi taşıyanlar bir grup hâline gelmişlerdir.

 Tanzimat’ın getirmiş olduğu yeniliklere karşı halkın göstermiş olduğu tepki ile zemin bulan Cumhuriyet kurulduktan sonra Kemalizm adı altında Fransız devrimine benzer uygulamaların yürürlüğe girmesiyle hızlanan muhafazakârlık anlayışı Türkiye’de kök salmıştır.

Muhafazakâr kesimler genelde tepeden gelen ve halkın yaşantısında ani değişimleri zorlayan eylemlere daha sert tepki gösterirler. Bu tepkilerin olması gayet normaldir. Hâlbuki bütün toplumları doğası gelişim ve değişim üzerine olmuştur.

Değişimin kaçınılmaz olduğu ortamlarda dönüşümün kapitalist bir anlayışı da zemine oturtarak tabandan olması........

© Pusula Gazetesi