menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nevruz Bayramı ve Ekonomi

9 0
23.03.2026

Bayram günleri toplumların dini, milli ve kültürel açılardan değer verdikleri özel günlerdir. Bu günler hediyeleştikleri, seyahate çıktıkları veya değişik amaçlarla özellikle giyim ve gıda alışverişlerini artırdıkları zaman dilimleridir. Bayramlar, her yıl tekrarlayan özellik gösterdiği için de ekonomik açıdan sürdürülebilir bir nitelik taşımaktadırlar.

Kâşgarlı Mahmud’un Dîvânü Lugāti’t-Türk’deki tespitine göre, bayram kelimesinin aslı Farsça bezrem/bezrâm olup “sevinç ve eğlence günü” demektir. Beyrem/bayram telaffuzu ise Oğuzlar’a aittir. Steingass’ın sözlüğüne bezrâm imlâsıyla aldığı ve “çok neşeli yer” şeklinde açıkladığı, Doerfer’in ise Farsça’ya Eski Türkçe’den geçtiğini söylediği kelimenin etimolojisi yapılamamış, hangi dilden geldiği ve tam anlamı bulunamamıştır. Arapça ve Süryanice’de “İyd” olarak kullanılan bayram kelimesi “tekrar dönmek” anlamında değerlendirilmektedir.

Nevruz ise “Yeni Gün” anlamındadır. Dün (21 Mart 2026 Pazar) Nevruz Bayramı idi. Nevruz Bayramı hem Türkiye’de hem de diğer Türk devletlerinde tarihten beri kutlanan bir bayramdır. Nevruz Bayramının çıkışı, amacı ve geleneği ile ilgili çok eski devirlerden beri halk arasında yaygın olan pek çok inanış ve rivayetlerin olduğu görülmektedir. Bu inanış ve rivayetlerden bazıları şunlardır: Hz. Adem’in yaratıldığı gün, Nuh Peygamberin gemisinin tufandan sonra karaya oturduğu gün, Yunus Peygamberin balığın karnından kurtulduğu gün, Hz. Muhammed’e Peygamberlik eriştiği gün, Hz. Ali’nin halife olduğu gün, Türklerin Ergenekon’dan çıktığı gün ve dünyanın yaratıldığı gün gibi rivayetler bulunmaktadır. Bazen de kâinattaki tüm canlıların kurtuluş bayramı olarak kabul edilmektedir.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu yaklaşık 3000 (bazı kaynaklarda 5000 yıl) yıldan beri kutlanmakta olan bu bayramı “Dünya Nevruz bayramı” olarak 2010 yılında ilan etmiştir. Yine, Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu da Nevruz’u “Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi”ne dahil etmiştir. Bu durum, Nevruz Bayramının artık evrensel bir bayram olarak da değerlendirilebileceğini göstermektedir.

Her yıl 21 Mart’ta kutlanan Nevruz bayramının önemli ekonomik etkileri olmaktadır. Nevruz Bayramı tam bir tüketim, eğlence ve gezi bayramı olarak değerlendirilebilir. Bayramın özellikle Türkiye’nin sınır komşusu olan ve nüfusu yaklaşık 93 milyon, coğrafi büyüklüğü ise Türkiye’nin iki katından biraz daha büyük olan İran’da da yoğun bir şekilde kutlandığı bilinmektedir. Bu ülkede Nevruz Bayramı on beş gün tatil olmakta ve yeni yılbaşı olarak kutlanmaktadır. Bu yıl savaş nedeniyle İran’dan turist gelemez. Savaş sonrası yıllar için planlamalar yapmak gerekir.  

Mart Dönemi, Türkiye’deki Turizm sektörünün “ölü dönemi” olarak bilinmektedir. Bu nedenle, Mart ayında Türkiye’ye yurt dışından gelen turistler kıymetli olmaktadır. Böylece, özellikle İranlı turistlerin Türkiye ekonomisine yaptıkları ve yapabilecekleri katkı, sorunlar ve geleceğe yönelik ne tür önlemler ve çözümler üretilebilir konuları araştırılmaya değerdir. Bu amaçla, 2015-2020 yılları arasında Iğdır, Erzurum, Van ve Ağrı illerinde İranlı turistleri ağırlayan işletmeler ile yüz yüze görüşmelerden ve diğer kaynaklardan elde ettiğimiz bilgiler özet olarak şu şekildedir:

Nevruz Bayramında İran’dan gelen turistler yüzde 100’e yakın oranda alışveriş ve eğlence için gelmektedirler.

Gelen turistler çok yüksek harcama yapmaktadırlar. 4 kişilik bir ailenin 3 gün için yaptığı harcama miktarı 6000 TL civarındadır.

Bayram döneminde bölgedeki otellerin doluluk oranları yüzde 70-100 arasında artmaktadır. Ancak, 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan ABD, İsrail-İran Savaşı dolayısıyla Van’daki otellerin doluluk oranının %10’a kadar düştüğü ve Van ekonomisinin 400 milyon dolar kadar kayıp yaşadığı ifade edilmektedir.

İran’lı turistler bölgede özellikle Van’ı ve Van ekonomisini ayakta tutmaktadırlar. İran olmazsa Van ekonomisi çöker.

Nevruz’da gelen İranlı turistler tüm sektörlerde canlanmaya sebep olmaktadır.

Bölge illerinde daha çok kalmaları için onların istedikleri alışveriş ve eğlence merkezlerine ihtiyaç bulunmaktadır.

Gelen İranlı turistler yüzde 50 oranında bölgeyi geçiş güzergahı olarak kullanmaktadırlar.

Türkiye’de kişi başına turistik harcama yıllar içerisinde yaklaşık 650-850 dolar arasında değişmektedir. Bu rakam Nevruz için gelen İranlı turistlerde 1000 dolar ve üzerinde olmaktadır. Normal zamanlarda da İranlı turistlerin harcama eğilimleri yüksektir. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’nin (TÜRSAB) verilerine göre; 2019 yılı için gelen 300 bin İranlı turistin harcama toplamı kişi başına ortalama 1000 dolardan 300 milyon dolar kadardır. Bunun çarpan etkisi de dikkate alındığında yaklaşık 2-3 haftadaki “Nevruz Turizmi” dolayısıyla 1 milyar dolar Türkiye ekonomisi için kaynak oluştuğu söylenebilir. Gelen turistlerin tercih ettikleri ilk üç il ise; Van, İstanbul ve Antalya olmaktadır. Bölgede Van, İranlı turistlerin ekonomik katkılarından en çok faydalanan kenttir. Erzurum hem kültürel hem de coğrafi olarak İran’a yakın olmasına rağmen, mevcut potansiyelden yeterince yararlanamamaktadır.

Gelen 300 bin İranlı turiste ilaveten, 300 bin turist de düzenlenecek organizasyonlar ile Türk dünyasından getirilebilirse, toplam ekonomik katkı yaklaşık olarak 600 milyon dolara çıkar. Çoğaltan etkisi ile yaklaşık 2 milyar dolarlık bölge, il ve ülke ekonomisi için bir kaynak yaratılmış olur.

Gelen turistlere yönelik önemli sorunlar da bulunmaktadır. Bunların bazıları; zaman zaman mülteci olarak gelenler ile karıştırılarak kötü davranılması ve sınır kapılarında bekletilmeleri (bazen 10-15 saat), sigorta konusundaki sorunlar, İran’ın ülkeden çıkış harcını Nisan 2018 yılında çok yüksek miktarda artırması, kredi kartlarının Türkiye’de kullanılamayışı, Türkiye’de Nevruz bayramı konusunda eğitimli ve bilgili personelin azlığı vb.

Sonuç olarak üstte kısaca değinildiği gibi tüm bayram veya özel günler de iktisadi eylemler ön plana çıkmakta ve bunlara “özel günler veya bayram ekonomisi” de denilebilmektedir. Turizm sezonu açısından Mart dönemi “ölü sezon” olarak adlandırılmaktadır. Dünyanın pek çok yerinde (özellikle Türkiye’ye yakın coğrafyalarda) Mart ayında heyecanla kutlanan bir bayram olan “Nevruz Bayramı”, bölge ve il ekonomisine “can suyu” olabilir.

Nevruz Bayramının ekonomik etkinliğini artırmak için; Okulların 21 Mart’a denk gelecek şekilde bir haftalık tatil edilmesi ve mümkünse yerli malı haftasının bu haftaya denk düşürülerek tüm dünyaya yönelik kapsamlı bir “Dünya Nevruz Festivali” düzenlenebilir. Böylece hem iç turizm hem de dış turizm açısından ciddi bir canlılık oluşturulabilir.

Doğu Anadolu Bölgesi Türkiye’nin en geri kalmış bölgesi konumunda olması nedeniyle bölgenin kalkındırılması çabalarında diğer doneler ile beraber “Nevruz Turizmi”nin de önemle değerlendirilmesi gerekir. Çünkü, Doğu Anadolu Bölgesi hem İran ile sınır komşusudur hem de Türk Devletleri ile benzer kültürel ve sosyal özelliklere sahiptir. Bölgenin merkezinde yer alan Erzurum ili ise hem İran hem de Tüm Türk ülkelerinden Nevruz turizmi açısından yüksek potansiyellere sahip bir kenttir.

Nevruzu bayram olarak gören tüm ülke ve insanların bayramını kutlu olsun…


© Pusula Gazetesi