menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Jüristokrasi Nedir?

16 0
17.07.2026

Jüristokrasi, yalnızca yargının güçlenmesi anlamına gelmemekte; aksine, yargının belirli bir siyasal blokun uzun vadeli çıkarlarını koruyacak biçimde araçsallaştırılmasını da kapsamaktadır. Dolayısıyla kavram hem yargı bağımsızlığının aşınmasını hem de yargının belirli bir iktidar biçimini kalıcılaştırma işlevine indirgenmesini aynı çatı altında ele almaktadır.

Siyaset biliminin son çeyrek yüzyıllık literatüründe giderek daha sık karşılaşılan kavramlardan biri, yargı erkinin klasik denetleyici işlevini aşarak fiilî bir kurucu iktidar konumuna yükseldiği rejimleri tarif etmek üzere geliştirilen “jüristokrasi” (juristocracy) kavramıdır. 

Kavram, hukukçu-siyaset bilimci Ran Hirschl tarafından sistematik biçimde işlenmiş olup, mahkemelerin ve anayasal denetim organlarının, seçilmiş organların iradesini ikame edecek ölçüde genişleyen bir yetki alanına yerleştiği durumları betimlemek amacıyla ortaya atılmıştır. 

Montesquieu’den bu yana kuvvetler ayrılığı ilkesi, yargı erkinin diğer iki erk karşısında hem bağımsız hem de sınırlı kalması gerektiği varsayımı üzerine inşa edilmiştir. Ne var ki yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren pek çok siyasal sistemde anayasa mahkemelerinin ve yüksek yargı organlarının, yasama ve yürütmenin siyasal tercihlerini denetlemekle kalmayıp bizzat siyasal sonuç üreten aktörlere dönüştüğü gözlemlenmiştir. Hirschl’in kavramsallaştırmasında bu süreç, siyasal seçkinlerin, kendi iktidarlarını gelecekteki seçim risklerinden korumak amacıyla, kritik kararları yargı organlarına devretmeleriyle açıklanmaktadır. Böylece demokratik hesap verebilirlik alanı daralmakta, karar alma süreçleri seçilmemiş organların insafına bırakılmaktadır.

Bu bağlamda jüristokrasi, yalnızca yargının güçlenmesi anlamına gelmemekte; aksine, yargının belirli bir siyasal blokun uzun vadeli çıkarlarını koruyacak biçimde araçsallaştırılmasını da kapsamaktadır. Dolayısıyla kavram hem yargı bağımsızlığının aşınmasını hem de yargının belirli bir iktidar biçimini kalıcılaştırma işlevine indirgenmesini aynı çatı altında ele almaktadır.

Yargının Siyasallaşması mı, Siyasetin Yargısallaşması mı?

Literatürde sıklıkla birbirine karıştırılan iki süreç, aslında birbirinden ayrıştırılmalıdır. Siyasetin yargısallaşması (judicialization of politics), toplumsal ve siyasal anlaşmazlıkların giderek daha fazla mahkeme salonlarına taşınması sürecini ifade etmektedir. Yargının siyasallaşması (politicization of judiciary) ise, yargı organlarının bileşiminin, atama süreçlerinin ve karar pratiklerinin siyasal iktidarın tercihleri doğrultusunda şekillendirilmesini tarif etmektedir. 

Jüristokratik bir........

© Perspektif