Karanlığın Anatomisi: Fransa’dan Tarihi Bir Dava Daha
- MENEKŞE TOKYAY
- 8 Mart 2025
Fransa’da eski cerrah Joël Le Scouarnec, 25 yıl boyunca 10 farklı hastanede 299 çocuğa istismarda bulunmakla suçlanıyor. Savcılığa göre, 1989-2014 yılları arasında mağdurların 256’sı istismara uğradığında 15 yaşından küçüktü; yaş ortalaması ise 11’di. Davanın ilk duruşması 24 Şubat’ta görülmeye başlandı. Ancak yargılanan yalnızca eski bir cerrah değil. Fransa’nın adalet sistemi, tıp otoriteleri ve devlet kurumları da hesap veriyor.
“Bir kişiye yapılan haksızlık tüm topluma karşı işlenmiş bir suçtur.
Susanlar da bu insanlık suçlarına katılmış olur.”
Uğur Mumcu
Bedenleri iyileştirmesi beklenen ve bunun için tıp eğitimi almış bir cerrah, ruhları onarılamaz yaralarla baş başa bırakırken, yıllarca sessiz kalmış, göz ardı edilmiş, fark edilmemiş, belki de kayıtsız kalınmış çığlıklar şimdi mahkeme salonlarında hukuk eşliğinde yankılanıyor. Fransa, Gisèle Pelicot davasından beri cinsel istismar vakalarına dair en büyük hesaplaşmalarından birine daha sahne oluyor.
Eski cerrah Joël Le Scouarnec, 25 yıl boyunca 10 farklı hastanede 299 çocuğa istismarda bulunmakla suçlanıyor.
Savcılığa göre, 1989-2014 yılları arasında mağdurların 256’sı istismara uğradığında 15 yaşından küçüktü. Ve fiziksel bütünlükleriyle birlikte güven duyguları da istismara uğradı. Mağdurların yaş ortalaması 11’di.
Ve şimdi, 74 yaşındaki sanık, geçmişiyle yüzleşmek ve hesap vermek zorunda. Kendisi, duruşma öncesinde “Aşağılık eylemlerde bulundum. Bu yaraların silinemez ve onarılamaz olduğunun da farkındayım”, duruşma sırasında ise “Çocuklara yönelik saldırganlıklar gerçekleştirmek için statümden yararlandım” dedi. Ama geçmişin bıraktığı izler, yalnızca farkındalıkla silinebilir mi?
Karanlığın Perdesi Aralanıyor
Davanın ilk duruşması 24 Şubat’ta görülmeye başlandı. Geçen pazartesi, duruşma, yoğun sorgulamalar ve mağdurların da ifadeleri eşliğinde, ikinci haftasına girdi.
Mağdurlardan biri, şu anda 45 yaşında olan Virginie. “Onun gözlerinin içine bakıp, ‘benim canımı acıttınız’ diyebilmek istiyorum” diyerek duygularını ifade ediyor basın karşısında… Le Scouarnec, günlüklerinde o sırada 9 yaşında olan Virginie’ye dair “fantezilerini” de ayrıntılı olarak kaleme almaktan çekinmemişti.
Virginie ve daha nice kadın, yaşanan tüm bu ikincil travmaya rağmen Pandora’nın kutusunun açılmasını istiyor ve bunun için de kimliklerini ve yüzlerini gizlemeksizin adaletin peşinden gitmeye devam ediyorlar. Çünkü zamanında Pelicot’nun da dediği gibi, “utanç taraf değiştirmeli”. Ve Fransa yeniden bir “Me Too” hareketiyle karşı karşıya.
Dosyada, mağdurların çoğunlukla ameliyat sonrası bilinci yerinde değilken veya genel anestezi altındayken istismara uğradığı, kurbanların maruz kaldıkları olayı idrak etme ihtimali düşük olan yaş aralığından seçildiği iddia ediliyor. Birçoğu hiçbir şey hatırlamıyor. Hatırlayanlar ise unutmayı diliyor. İçlerinden bazıları yetişkin olduklarında bir anda anoreksiyaya kapılmışlar, çoğunda “iğne korkusu” gelişmiş.
Çocuklukta yaşadıkları travmanın üzerine derin bir unutuş yorganı çekilmiş; ama ruhları ve benliklerinde bu dehşet farklı şekillerde ortaya çıkmış.
Kurbanlardan birinin avukatı, Le Scouarnec’in müvekkiline 11 yaşındayken, hastanede apandisit ameliyatı sonrası cinsel saldırıda bulunduğunu anlatıyor. Olay, 2001 yılında, doktorun yıllardır çalıştığı Bretonya’daki bir hastanede yaşanmış. Bir çocuk, tedavi edilmek için güvenle........
© Perspektif
