menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İftiharlar Kitabı ve Basılmayan Eserleri ile Hasan Ali Yücel’i Nasıl Anlamalıyız?

27 0
27.06.2026

İftiharlar Kitabı ve Basılmayan Eserleri ile Hasan Ali Yücel’i Nasıl Anlamalıyız?

İftiharlar Kitabı ve Basılmayan Eserleri ile Hasan Ali Yücel’i Nasıl Anlamalıyız?

M. Kemal’e, inkılaplara ve İnönü’ye taparcasına bağlı olan Hasan Ali Yücel, F. Attar, Nizami, Mevlânâ, İbn Arabi, Farabi vs gibi İslam düşüncenin en önemli mutasavvıflarının kitaplarını neşretmiş, “İyi İnsan İyi Vatandaş” kitabında İslam’a ve İslam Peygamberine sayfalarca yer vermiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile adı özdeşleşen bakanların öncüsü Hasan Ali Yücel’dir. MEB, hâlâ Yücel’in attığı temel üzerinde durmaktadır. “On beş milyon genç yarattık her yaştan” mısraı, biraz da Yücel’in milli eğitim politikasının sonucuna bakılarak söylenmiştir.

Çok yönlü bir kültür adamı olan Hasan Ali Yücel, felsefeden edebiyata, tercümeden, klasiklerin neşrine, Tercüme Odası’ndan Köy Enstitülerine, gazete yazarlığından Mevlevi oluşuna kadar birçok yönü ile bilinir. Hayat seyrine baktığı birden çok Hasan Ali ile karşılaşıyoruz.

Aile Mevlevi tarikatına mensup olduğu için Yücel’de de biraz Mevlevilik vardır. Mevlânâ hazretlerinin Rubai’lerini tercüme etmiştir. Şark Klasikleri serisinde tercüme ettirip neşrettirdiği eserler hâlâ önemini korumaktadır. Mesnevi’yi hapisteki Veled Çelebi İzbudak’a özel haberleşme ağı kurarak tercüme ettirdiği biliniyor. Böylece işi hem ehline vermiş hem ona telif ödeyerek maddi bakımdan destek olmuştur. Necip Fazıl’ı Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesine profesör olarak atayan Yücel’di. İslam Ansiklopedisi de onun projesi olarak tercüme edildi, ilim adamları ona ilave maddeler yazdı. 

Bugün yaşı 70’in üzerinde olan okur-yazar muhafazakâr, dindar nesil, Yücel’in şark ve garp klasiklerini okuduklarını iftiharla anlatır. Okullarda kurulan kütüphaneler öncelikle bu klasiklerden meydana geliyordu ve onları okumayanlar liseden mezun olamıyordu. 

İnkılaplara sıkı bağlı, pozitivist, kişi kültünü öne çıkaran bir eğitim sistemi kurmuştur. Denilebilir ki Milli Eğitim Bakanlığı’nda ne yaptığını, nasıl yapılacağını, kiminle yapılacağını bilen tek bakan o idi. Milli Eğitim’in diğer önemli bakanı Tevfik İleri de ne yaptığını biliyordu fakat kimlerle ve nasıl yapılacağı konusunda hazırlıksız idi. Samiha Ayverdi der ki: “Menderes, Tevfik İleri ile Celal Yardımcı arasında bir terazi kurmuştu hangi taraf ağır gelirse partide, bakanlığa onu getirirdi.” Ama Hasan Ali bu konuda alternatifi olmayan bir bakan idi. 

Eğer laiklik kişinin kendi iç dünyasında inançlı fakat devlet işlerinde dini inanç ve kurallardan tamamen uzak, seküler yaşamak ise (din ayrı devlet ayrı) bunun örneği Hasan Ali Yücel’dir. 

Yaptıkları bu tespiti doğruluyor. “Hürriyet Gene Hürriyet” kitabındaki makalelerinde M. Kemal’e, inkılaplara ve İnönü’ye taparcasına bağlı olan bir kişinin, F. Attar, Nizami, Mevlânâ, İbn Arabi, Farabi vs gibi İslam düşüncenin en önemli mutasavvıflarının kitaplarını neşretmesini, “İyi İnsan İyi Vatandaş” kitabında İslam’a ve İslam Peygamberine sayfalarca yer vermesini açıklayamıyoruz gene de. Eğitim sistemini pozitivizm (materyalizm) üzerine kuran bir kişi nasıl olur da “Allah Bir” diye bir şiir kitabı yazar? Üstelik bu uzun şiiri yazdığında yıl 1948’dir. 1938-1946  arası milli eğitim politikaları ile birbirine zıt olan bu şiiri ölümünden önce neşredilmedi çünkü buna cesaret edemedi. Vasiyeti üzerine oğlu şair Can Yücel tarafından öldüğü sene basılmış ve bir daha basılmamıştır. Uzun zaman İş Bankası Yayınları müdürlüğü yapan bir kişinin başlattığı tercüme faaliyeti çerçevesinde o eserlerin yeni çevirileri hâlâ aynı etiketle neşredilirken bu kitabın ve İçten-Dıştan’ın hâlâ basılmamasının bir anlamı olmalıdır. Öyle anlaşılıyor ki varisler Hasan Ali Yücel’in dine dönüş yaptığı imajını vermek istemiyorlar. Onlar,........

© Perspektif