menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

23 Temmuz PPK Toplantısı Öncesi Bir Tahlil

16 0
18.07.2026

2026'nın ikinci yarısına Türkiye görece iyi bir fotoğrafla giriyor. Ama bu iyileşmenin tamamı dışarıdan ve mevsimden; hiçbiri kendi kararımızın eseri değil. Enflasyon aynı yerde, maliye yardımı kesti, büyümeyi yavaşlatmak neredeyse hiçbir işe yaramıyor.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu 23 Temmuz'da toplanıyor. Toplantı öncesindeki tablo iki yönlü. Yılın başında kurulan hesapların hepsi bozuldu; buna karşılık savaşın en sert aylarında korkulan yıkım da yaşanmadı. Türkiye ikinci yarıya dar bir nefes alma penceresiyle giriyor. Bu pencerenin ne kadar açık kalacağı ve ne için kullanılacağı, yılın geri kalanını belirleyecek.

Şubat sonunda başlayan savaş, 2026 için kurulmuş bütün hesapları bozdu. Bozulmayı beş rakamda görmek mümkün. Savaş öncesinde yıl sonu için beklenen politika faizi 0 idi; bugün 5 bekleniyor. Yıl sonu enflasyon beklentisi $'ten )'a çıktı. Bütçe açığının milli gelire oranı %3,5 yerine %4, cari açığın oranı ise %1,8 yerine %2,8 konuşuluyor. Büyüme beklentisi %4,4'ten %3'e indi.

Enerjisini dışarıdan alan bir ülkeye savaşın kestiği fatura budur. Para pahalılaştı, fiyatlar yükseldi, açıklar büyüdü, üretim azaldı.

Faturanın bir bölümünü devlet üstlendi. Akaryakıttaki eşel mobil düzeneği, yani pompa fiyatı yükseldiğinde devletin aldığı vergiden vazgeçerek zammı yumuşatması, elektrik ve doğalgaz sübvansiyonlarıyla birlikte şoku vatandaşın sırtından alıp bütçeye yükledi. Vatandaş korundu, ancak bedel ortadan kalkmadı. Yalnızca yer değiştirdi.

Petroldeki Rahatlama Geçici, Belirsizlik Sürüyor

Haziran ortasındaki geçici mutabakat Hürmüz'ü yeniden açtı ve Brent 70'li dolarlara geriledi. Ne var ki son günlerde İran'da ve boğaz çevresinde çatışma yeniden alevlendi. Mutabakatın ayakta kalıp kalmayacağı, boğazın açık kalıp kalmayacağı bugün itibarıyla belirsiz. Elimizdeki rahatlamanın emanet olduğunu bilerek konuşmak zorundayız.

Petrolün ağırlığı kaba bir hesapla ölçülebiliyor. Brent'teki her 10 dolarlık artış, yıl sonu enflasyonuna yaklaşık 1,2 puan, cari açığa ise 6 milyar dolar ekliyor. Petrol 85 dolara tırmanırsa yıl sonu enflasyonu 0'un üzerine taşınıyor, 60 dolara inerse ''nin altına düşüyor. Yani Hürmüz’de atılan her bir kurşun, Türkiye’nin hesaplarını değiştirmeye muktedir.

Şu an rüzgar arkamızdan esiyor gibi görünüyor. Ancak bu rüzgarı biz çıkarmadık, yönünü de biz belirlemiyoruz. Kontrolümüz dışında.

Merkez Bankası Mühimmat Topluyor

Mart ve Nisan aylarında Merkez Bankası, kuru savunmak için piyasaya haftada on milyar doları aşan satışlar yaptı. Nisan sonunda yön değişti;........

© Para Analiz