menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mali tatilin çıkmazı

20 0
06.07.2026

1 Temmuz 2026 itibarıyla bir kez daha "mali tatil" başladı. 5604 sayılı Kanuna göre her yıl 1 Temmuz-20 Temmuz tarihleri arasındaki dönem mali tatil olarak kabul edilmektedir.

Bu yıl da mali tatilin bitiminden hemen sonra 20 Temmuz'da adli tatil başlayacak. Ancak bugün sorulması gereken soru şudur: Mali tatil neden işlemiyor, adli tatil yıllardır işlevini nasıl sürdürebiliyor?

MALİ TATİLİN TEMEL ÇELİŞKİSİ

Mali tatil talebi, TÜRMOB ve meslek odalarından geldi. Bütün yıl yoğun çalışan meslek mensuplarının dinlenebileceği ortak bir dönem oluşturulmak isteniyordu. Ne var ki bu talep dile getirilirken beyannamelerin kim tarafından ve hangi yöntemle verileceğine, devletin günlük nakit ihtiyacının nasıl karşılanacağına ilişkin somut bir model ortaya konmadı. Sanki Maliye, bu sorunların çözümü için nasıl olsa sihirli bir yol bulacaktı. Oysa devletin maaş ödemeleri, emekli aylıkları, sağlık harcamaları, faiz ödemeleri vb. kamu hizmetleri günlük nakit akışına bağlıdır.

Verginin tahsil edilebilmesi ise beyannamelerin verilmesine bağlıdır. Beyannameleri de yalnızca meslek mensuplarının vereceği mevzuat gereğidir. Dolayısıyla vergi sistemini belli bir süre için fiilen durdurmak, devlet maliyesinin doğasına uygun değildir. Nitekim dünyada da örneği yoktur.

Aradan yaklaşık yirmi yıl geçmiş olmasına rağmen yaklaşım değişmiş değildir. Bugün de herhangi bir uygulanabilir model önermeksizin "işe yarar bir mali tatil" talebi dile getirilmektedir. Akademik meslek ve yaklaşım, önce uygulanabilir modeli ortaya koymayı gerektirmez mi? Ancak "işe yarar" bir mali tatilin nasıl tasarlanacağı, devletin vergi tahsilatını ve harcamalarını aksatmadan hangi mekanizmayla gerçekleştirileceği sorularına hâlâ somut bir cevap verilmiş değildir.

Mali tatilin ortaya çıkışında adli tatilin önemli bir etkisi olduğu açıktır. Ancak iki sistem arasında çok temel iki fark bulunmaktadır.

Adli tatilde hâkimler ve savcılar izin kullanır, duruşmalar ertelenir ve sürelerin önemli bir bölümü durur. Böylece, anayasal bir kamu hizmeti olan yargı faaliyetinin belirli ölçüde yavaşlarken, yargı mensuplarının dinlenmeleri ve hizmetin yılın geri kalanında daha düzenli yürütülmesi amaçlanmaktadır. Yani adli tatil, avukatlara tanınmış bir tatil değildir. Avukatlar da mali müşavirler gibi serbest meslek mensubudur ve istedikleri zaman........

© OdaTV