Devlet kimi koruyor
Fon krizi patladı: Milyarlarca liralık kayıplar, tutuklanan iş insanları, soruşturulan siyasetçiler ve sonunda gazetecilere uzanan adli süreçler gündemi doldurdu.
Herkes birkaç kişinin ne yaptığını konuşuyor. Ve fakat:
Bu büyük mali sarsıntının ortaya çıkmasını mümkün kılan ekonomik düzen ve o düzenin kurucusu, düzenleyicisi, denetleyicisi olan devletin sorumluluğu yeterince tartışılmıyor…
Reha Muhtar'ın “nerde bu devlet” sözü kulağımda çınlıyor. Öyle ya; son yarım asırdır aynı düşünce dayatıldı:
-Devlet ekonomiden çekilmeli, piyasalar serbest bırakılmalı, girişimcinin önü açılmalı...
Bunun adı “Özal devrimi”/neoliberalizm idi.
Devlet gerçekten piyasadan çekildi mi? Hayır. Sadece devletin piyasadaki görevleri yeniden tanımlandı:
Sosyal devlet çalışanı işsizliğe, yoksulluğa ve güvencesizliğe karşı korumayı amaçlıyordu. Neoliberalizmle birlikte bu anlayış aşınırken devletin öncelikleri değişti: Küresel şirketlere ulusal pazarını açmak, sermaye birikiminin devamını güvence altına almak vs.
Devletin küçülmesinden çok, kimi koruyacağına ilişkin öncelikler değiştirildi.
Bugün fon krizine günlük siyasetin dar tartışmalarından çıkarak, ekonomi politik/ideolojik açıdan bakmak şart. Kişiler üzerinden yürütülen polemiklere sıkışıp, devleti dönüştüren ekonomik düzeni sorgulamadan bu krizin sebep-sonuç ilişkisini anlayamazsınız...
Sözüm en çok bu düzenin ideolojik temellerini tartışmakta yetersiz kalan muhalefet partilerine…
DEVLET KİMİN RİSKİNİ ÜSTLENİYOR
ABD’de 2008 krizinden beri görünen şu:
-Finans piyasaları büyürken kazanç özel şirketlere ait...
-Kriz patladığında ise devlet müdahaleye çağrılıyor...........
