Doktorlar bu kez başka hayatta... Bu marka bizde yasak... Sulu sepken bir dram: Kıskanmak
Doktor Başka Hayatta, ilk bölümü "bakalım nasılmış bu dizi" ilgisi gördü. Son bölüm reytingler işte yüzde 3’lerin biraz üstünde. Gün üçüncüsü olmak başka, alınan reyting oranları başka. İzlenmiyor televizyon. Pazar gün birincisi Teşkilat yüzde 6’ları zorluyor. Durum böyle olunca arkasından gelenler, yüzde 3’lere düşüyor. Bu reyting ile kanal ne kadar arkasında durur ya da bir sıçrama yapar mı, önümüzdeki bölümlerde netleşir.
Peki dizinin kendisine gelirsek? Şöyle bir baktım neler söylenmiş diye. Dizi daha ilk bölümden izleyiciyi ikiye bölmüş durumda. Hikâyesi merak uyandırsa da, gereğinden fazla dramatik olduğunu ve daha ilk bölümden “iç şişirdiğini” söyleyen bir kitle var. Oyunculuk tarafında Sıla Türkoğlu’nun performansı fena bulunmasa da izleyicinin onu hâlâ Kızılcık Şerbeti’ndeki Doğa karakteriyle özdeşleştirdiği ve bu yüzden role tam oturmadığı kanaatinde. İbrahim Çelikkol ise bazı izleyicilere göre role olmamış; özellikle fiziksel görünümü bile eleştiri konusu olmuş. Kaslı hali yani. Bazı sahneler gerçeğe uymuyor eleştirisi almış; evsiz bir hastanın özel hastanede sürekli tedavi görmesi, doktorların sokakta hasta araması gibi sahneler. Bizim ev ahalisi iki bölümdür izliyor. Yer yer bu eleştirilere katılıyorlar.
Doktor Jivago filmi uzunluğundaki dizilerin iç bayması olağan bir durum. Oyunculuk ve tempo aslında öyle rahatsız edici boyutlarda gitmiyor şimdilik. Ama ayrıntılarda hani yolumuz hastaneler düştüğü için “Böyle olmuyor ki” dedirten sahneler karşımıza çıkmıyor değil. Bizim dikkatimizi çeken mesala doktor İnan Kural’ın çift kişilik odada kalması. Hastanemiz özel ve kendileri bölüm başkanı olarak burada görev yapmış biri; yanına gelen genç delikanlı ile birden kanka olup oradan oraya koşturması. Diyecekler, önemli olan merak. Bunun için bazen şiraze kaçabilir.
Senaryoda Pınar Bulut var. Mucize Doktor ile bu konuda tecrübesi olan bir isim. İşin hastane tarafında daha derli toplu ve izleyiciyi inandırıcılık anlamında tatmin edici sahneler olacak diye bekliyoruz.
CİHAN YİĞENİM NELER OLUYOR Kıskanmak dizisi bir dram. Nahit Sırrı Örik’in eserinden uyarlama. Sanırım şu haliyle, kitap ile ilgisi olmayan bir yolda. Son bölümde bir sahneyi izlerken ev ahalisi, “Zaten dizinin özeti olmuş. Bu kadar bölüm, hikaye bu” dediler.
Cihan ile Seniha’nın söz isteme sahnesi. Kız istemeye gelen Hala Döndü (Hülya Duyar), Selman ve Elif (Cihan’ın kardeşi), Seniha’nın muhteşem ailesi ile tanışıyorlar. Hala öyle hikayeler duyuyor ki; “Hele bir anlat bacım ben ailedeki şeyleri anlamadım” diyerek Türkan’dan yardım (!) istiyor.
Türkan anlatmaya başlar; “Şimdi Döndü hala biz zamanında Halit ile sevgiliydik. Bir gece Mediha bizi bastı. Gerçi onu da Seniha ayarlamış. Abisini evlendirmek istiyordu. Böyle anne ile böyle abiye az bile yapmış. Neyse Mediha bana olan korkusundan Halit’i, Nalan ile evlendirmek istedi. Halit gitti, Nalan yerine, kuzeni Mükü ile evlendi. Olaylar orada başladı. Nalan bunları basmış. Biliyor herşeyi ama ne yapsın seviyor kadın. Derken, Nalan hamile kaldı. Nüzhet’ten hamile olduğunu sanılıyordu. Ama Halit’ten hamileymiş.”. Döndü hala ağzı bir karış açık dinliyor; “Bebeğe ne olmuş?”. Türkan, “Bebek düştü” diyor devam ediyor; “Bebek düşünce bunlar gene görüşmeye başlamışlar. Bunu öğrenince Nalan, 'sen bi delir', gitmiş, Mükü’yü bir dövmüş”.
Döndü hala; “Ellerine sağlık iyi yapmış” diyor da ama hikayenin devamı var. Türkan anlatıyor; “Öyle deme, Mükü o zaman hamileymiş. Tabii biz onun, Halit’ten hamile olduğunu zannediyoruz. Ama o da Nüzhet’ten hamileymiş”. Döndü hala ne yapacağını bilemiyor, “Deveye cilve yap demişler. Deve dokuz çadır devirmiş”. diyor. Türkan; “O zaman ben bir çadır daha deviriyorum” diyerek diğer ayrıntıya geçiyer; “Mediha hanımcığımız var ya, onun da bir yasak........
