Dünün Güneşi ile Bugünün Çamaşırı Kurutulamaz
Anadolu irfanı, hayatın en karmaşık meselelerini sade bir dille özetleme kudretine sahiptir. “Dünün güneşi ile bugünün çamaşırı kurutulamaz” sözü de bu hikmetli yaklaşımın en çarpıcı örneklerinden biridir.
Bu söz yalnızca zamanı anlatmaz; aynı zamanda bir zihniyeti uyarır. Geçmişin imkânlarıyla bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak, kaçınılmaz olarak yetersizlik üretir. Çünkü her dönem kendi şartlarını, kendi sorunlarını ve kendi çözümlerini beraberinde getirir.
Siyaset de bu değişimin dışında değildir. Hatta belki de en fazla bu değişime tâbidir. Çünkü siyaset, doğası gereği bugünü yönetme ve geleceği kurma sanatıdır.
Ne var ki siyasal alanda sıkça karşılaşılan bir eğilim vardır: Geleceği inşa etmekte zorlanan aktörlerin, meşruiyetlerini geçmişten devşirme eğilimi.
Bu noktada CHP’nin kendisini “yüzyıllık parti” ve “Cumhuriyetin kurucu partisi” olarak tanımlayan söylemi dikkat çekmektedir. Elbette Cumhuriyet’in kuruluş sürecindeki tarihî rol inkâr edilemez bir gerçektir. Bu, Türkiye siyasi tarihinin önemli bir parçasıdır. Ancak tarihî rol, tek başına güncel siyasal performansın yerine ikame edilemez.
Çünkü siyaset, hatıralar üzerinden değil, projeler üzerinden ölçülür.
Bir siyasi hareketin yüz yıllık........
