menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çekilme Değil, Kalıcı İşgal: Mazlum Abdi'nin Büyük Tuzağı!?

10 0
21.01.2026

“Türk vatanı bir bütündür, parçalanamaz.”
Mustafa Kemal Atatürk, bu tarihi sözü, başkanlığını yaptığı Erzurum Kongresi'nde (23 Temmuz 1919) kabul edilen kararlar arasında ortaya koymuştur.
Bu vecize, milli hudutlar içinde vatanın bölünmez bütünlüğünü vurgulayan bir irade beyanıdır; dış güçlerin ve içteki hainlerin oyunlarına karşı ebedi bir kalkan olarak bugün de dimdik ayakta durmaktadır.
Atatürk'ün bu vizyonu, milletin birliğini koruma mücadelesinde rehberimiz olmalı; Suriye'deki bölünme tuzaklarına karşı da aynı kararlılıkla direnmeliyiz.
Abdullah Ağar'ın derin analizinde (https://x.com/abdullahagar2/status/2012609724491935846?s=20) işaret ettiği üzere, SDG/PKK lideri Mazlum Abdi'nin "Fırat'ın batısından çekilme" açıklaması, basit bir askeri geri adım değil; Suriye'yi kalıcı olarak ikiye bölen, doğu yakasını terör örgütünün "meşru" ve korunaklı bir kalesine dönüştürme stratejisinin kurnaz bir parçasıdır.
Bu hamle, 16 Ocak 2026'da ilan edilmiş olsa da, 17 Ocak sabahı itibarıyla gerçekleşti; ancak perde arkasındaki gizli hesaplar, bu "çekilmenin" aslında bir konsolidasyon ve tahkim operasyonu olduğunu gösteriyor.
Yüzeyde "iyi niyet" ve "entegrasyon" maskesiyle sunulan bu oyun, az bilinen tarihi bağlamlar, saklı anlaşmalar ve stratejik tuzaklar üzerinden Ağar'ın tezini doğruluyor.
Aşağıda, güncel gelişmelerle desteklenmiş bir bakış sunacağım.
1. PKK/SDG'nin Fırat Doğusu'ndaki Gizli Ekonomik Gücü: Petrol ve Kaynak Kontrolü
Fırat'ın doğusu, Suriye'nin petrol rezervlerinin yaklaşık p'ini barındırıyor; bu, günlük 400.000 varil üretim kapasitesi anlamına geliyor.
SDG/PKK, 2017'den beri bu bölgeleri ABD desteğiyle ele geçirmiş ve gelirleri örgütün finansmanında kullanıyor.
Mazlum Abdi'nin 17 Ocak 2026'daki çekilme hamlesi, batıdaki "geçici" kayıpları doğudaki kalıcı kazanımlarla telafi etmeyi amaçlıyor.
Bilinmeyen bir detay:
2020'de imzalanan ve tam olarak kamuoyuna açıklanmayan Delta Crescent Energy anlaşması, ABD'li şirketlerin SDG ile petrol ticaretini sürdürüyor; bu, örgüte yıllık yüz milyonlarca dolar "koruma" sağlıyor.
Güncel olarak, 17-18 Ocak 2026'da Arap aşiret güçleri, Fırat doğusunda bazı köyleri ve petrol sahalarını........

© ngazete