Sıradan Satıcı Mısınız? Yoksa Satış Profesyoneli Mi?
Profesyonel sözcüğünün anlamı, bir mesleği yaparak, ondan para kazanan, geçimini sağlayan kişidir. Ancak her meslek erbabına profesyonel demek bence hatalıdır. Profesyonel işini “farklı ve dört dörtlük” yaparak bundan para kazanana denirse o zaman profesyonel sözü yerine “cuk “oturacaktır.
İş yaşamımda en çok rastladığım “sözde profesyoneller” maalesef satıcılardan çıkmaktadır. Satıcılık mesleği günümüzde internet üzerinden yapılan e-ticaret ne kadar yaygınlaşsa da eskiyip, bitmeyecek bir iş olup, insan ilişkileri gerektiren, dışa dönük ve sosyal bir insan profiline uygun iştir. Bu arada, e-ticaretin hiç bir zaman satıcılık olmadığını hatırlatmak isterim. “e-ticaret tipik bir sipariş alma” işidir. Hiç bir sipariş memuru da asla gerçek birer satıcı değildir.
Satış mesleği satabilme becerisine yani “ikna etme becerisine” bağlı bir hayatta kalma mesleğidir. Satıcılık işine heves edenlerin yukarıda değindiğim sosyal ve görece dışa dönük yanları nedeniyle bu mesleği seçtikleri en yaygın tespitimdir. Fakat bu profil, satış görevinde sorunlara da sebep olan bir yapıyı gösterir. Satıcı sadece hoşbeş adamı, leylek misali lak lak ile ömür geçiren, lafları uzatan bir yapıya büründüğünde satış verimi hızla geri gitmektedir.
Müşteri grubu ile aşırı samimi olan satıcılar, onların dertlerini dinlemek kadar, boş sohbetlerini de dinleyip vakit öldürmeye yatkın insanlardır. Sempati asla satışı tamamlamaya yetmeyen hatta satışı baltalayabildiği gibi, müşterinin yersiz ve yanlış görüşlerine bile kapılmalarına sebep olur. Bu durumun sonucu da her zaman anlattığım şekilde “Satıcının Kendi Fikri İle Girdiği Müşteriden, Müşterinin Fikri İle Çıkmasıdır. Bu tip satıcılar müşterilerini ikna edeceklerine, bunu yapamayıp, kendi firmalarını, kendi amirlerini ikna etmeye çalışırlar.
Özetle,s atışı insan ilişkileri ile sınırlamak ve ilişkileri de sempati, hoş görü, sohbet ve dertleşmek zannetmek satıcıya ve işletmesine sadece zarar........
