Aman Ha! Derim “Danışmanzede” Olmayın:
Danışmanlar adı üzerinde, kendilerine danışılarak fikir alınan profesyonel insanlardır. Bir sorunla yüzleşenler, ileride sorunlar ile yüzleşmemek için yol yakınken önlem almak isteyenler, daha başarılı olmak için bilgi sahibi olmak isteyenler ve düzenli çalışarak sistem kurmak ihtiyacını hissedenler danışmanlara başvururlar. Kısaca hekimlik ve koruyucu hekimliğe çok benzeyen bir iştir danışmanlık işi…
Ben kendi işimi üretici olarak on beş yıla yakın sürdürdükten sonra, 1984 yılından itibaren 25 yıl boyunca aralıksız olarak profesyonel Yönetim Danışmanlığı yapmış bir insanım. Şimdilerdeyse, altmış yılı bulmak üzere olan bu günkü deneyimimle hala iş yaşamına faydalı olmaya çalışıyorum. Bunu gerek makalelerimle, gerek yazdığım kitaplarla, gerek “SED” Stratejik Eğitim ve Danışmanlık firması adına nadiren yaptığım konferans ve eğitimlerle sürdürüyorum. Amacım çok daha verimli çalışacak kurumların yardımıyla ülkemin daha iyi yerlere gelmesi, sözde değil gerçekte zenginliğimizin yaygınlaşarak artmasıdır.
Kısa makalemde önce biz “danışmanlardan” kaynaklanan sonra da “danışmanlık alan kurumlardan yani danışanlardan” kaynaklanan ve sonuçta “danışanlara” yeterince yarar sağlamayan bazı tutum, davranış ve durumlardan bahsedeceğim:
DANIŞMANLARDAN KAYNAKLANAN HATALAR:
Yetersiz Bilgi Birikimi:Danışmanlık yüksek düzeyde bilgi ve deneyim birikimi yani uzmanlık ister. Bu gerçekten hareketle ilk hatalı durum, danışmanların yeterince bilgi ve deneyim sahibi olmadan danışmanlık yapmaya hatta büyük projeleri üstlenmeye kalkışmalarıdır. Sadece iyi bir okulu bitirmek, danışana “yarar sağlayacak bir danışmanlık” yapmaya yetmeyeceği gibi, danışmanlık dışındaki herhangi bir işte bile tam randımanlı çalışmayı sağlayamaz. Mutlaka oryantasyon ve işbaşı eğitimleri gerekir. Teorik, aktarılabilir bilgiler sadece o bilgileri hiç görüp duymamış kişilere cazip gelebilir, fakat iş uygulamaya gelince çok ciddi sıkıntılar yaşanmaya başlar...
Benzer şekilde, bir veya en fazla iki farklı işte çalışmış olan kimseler dahi, çalıştıkları her bir işte en az sekizer, onar yıllık deneyimleri varsa, danışman olarak faydalı olabilirler. Bu fayda da daha önce çalıştıkları işlerin benzerini yapan kurumlar için geçerli olabilir. Nedeniyse, danışmanın önceki işyerindeki doğru ve faydalı uygulamaların yanında, hatalı ve eksik uygulamaları da benimseyip, danışmanlık yaptıkları kuruma getirmiş olabilmeleridir. Zira böyle bir danışmandaki deneyim, çeşitli değil, şartlanmaları kapsayabilecek yetersiz bir deneyimdir.
Yeri gelmişken hatırlatmam gereken gerçek, genel bir uygulama olarak şudur: Önceden yeterli olacak en az dört yıllık bir yüksek eğitimi almış olan insan, üç ila beş yıl “Junior Consultant” (Yardımcı/Kıdemsiz Danışman) olarak en az üç büyük projede deneyim kazanmalıdır. Daha sonra gene en az üç yıl bazı projelerde “Consultant” olarak çalışmalıdır. Sonuç olarak bir insan, sekiz ila on yılda iyi bir “Sinior Consultant” (Kıdemli Danışman) olma şansını elde edebilir.
İletişimden Kaynaklanan Hatalar:Danışmanlık yapacak kişi bu işin ve günümüzde danışmanlıktan ayrı düşünülemeyecek “yetişkin eğitimciliğinin” gerektirdiği akıcı ve etkin iletişime sahip olmalıdır. Sadece “boş motivasyon” yaratan bazı “sözüm ona danışmanları” burada hatırlatmak isterim. Tiyatrocu, operacı, dizi oyuncusu, futbolcu veya futbol antrenörü oldukları halde bu işlere belli bir süre soyunan çok sayıda insan vardır. Bana sorarsanız en tehlikeli danışmanlar da güzel konuşma erbabı olup, tatlı dille insanları “rüyalar âlemine daldıran” bu tip danışmanlardır. Böyle danışmanların ilk paragraflarda bahsettiğim teorisyen danışmanlardan daha fazla zarar verdiğini de söylememde fayda vardır. Öte yandan iletişim erbabı olanların tam tersi, “ukala ve iletişimsiz” danışmanlar ilk anda saygı görseler de daha sonra başarısız olarak uğurlanırlar. Sebebi, danışmanlık kurum içerisinde katılım sağlanarak “etkin iletişim kurularak yapılabilecek bir iştir. İnsanları yeterince dinlemeyen, ikna edici iletişim kurmayı, itirazları ele alarak çözmeyi öğrenememiş danışmanlar faydadan ziyade zarar getirirler. Ne yazık ki, hamaset sahibi insanlar da, iletişimi bozuk denen insanlar da dinlemekten ziyade konuşmayı hatta ukalaca konuşmayı seven insanlardır. Oysa başarılı bir danışmanın açık ara ilk niteliği, öğrenmek ve anlamak için “Çok İyi Bir Dinleyici” olmasıdır.
Meraksızlıktan ve Çevreyi Yeterince Gözlememekten Kaynaklanan Hatalar:Meraksız, çevresine, olan bitene yeterince dikkat etmeyen, kurcalamayı fazla sevmeyen danışmanlar, danışanlarına maalesef fazla fayda sağlayamazlar. Zira hem yeterince okumazlar hem de gördükleri teknik ve detay konuları akıllarında tutma zaafları vardır. Özetle gördüğüm en önemli danışmanlık hatalarından birisinin kaynağı da “hafızası zayıf” danışmanlar ile bellediği sadece bir veya iki konuda bildiklerini okuyan “yeniliğe kapalı, adeta gelişime küsmüş”........© ngazete
