menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çaresizlik

68 0
18.04.2026

Çaresizlik bir anda üstüne çullanmadı. Sen henüz farkına varmadan “Kader ağlarını yavaş yavaş ördü.” Ağır ağır birikti, çoğaldı, etrafını kuşattı. Sonra bir an geldi, hayatını teslim aldı. Kontrol artık senin ellerinde değil. Dümene o geçti.

Ne zaman başladığını bilemediğin gibi ne zaman biteceğine ilişkin de bir fikrin yok. O büyük çaresizliğin tam ortasında kalakaldın.

Mesela, her gün işe gidiyorsun, altında ezildiğin, boğulduğun mesai için “Ya sabır” diyorsun. Hem dışarıda milyonlarca işsiz, çaresiz var. Kalkıp nereye gideceksin?

Neredeyse “Bir gün daha geçti” diye duvara çentik atacak hale geldin. Ama maaşını bile ödemiyorlar. Günler, haftalar geçiyor, patron hiç üstüne alınmıyor. Üstüne gitmedin; sonra “Çok oldun artık sen” diye kapıya koyuverirler diye düşündün.

Bir sendika başkanı vardı, senin sesin gibiydi. Tam da çaresizliğini anlatıyordu. Hani, sen de alkışlamıştın; “İşçileri adam yerine koymayı öğrenin” demişti. Onu da içeri aldılar; “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ediyormuş.

Mesela, işini ekmeğini elinden alanı yazan, arsıza arsız, hırsıza........

© Nefes